Ne bayan için bayan demek

bayan sizce ne demek, bayan size neyi çağrıştırıyor? bayan terimi Yıldız Demirel tarafından 23.05.2006 ... bay bayan Türkçe .tüm resmi kurumlarda ve evlenirken bay bayan denir. dincilerde bu eşitliği yıkmak için sahte gündem ile bayan demeyin kadın deyin diye sahte bir feminizm havası yarattırlar olay bu. ... bayan teriminin Türkçe İngilizce sözlükte anlamı lady. Michael is a man's name but Michelle is a lady's name. - Michael bir erkek adıdır ama Michelle bir bayan adıdır. The boy, upon seeing a butterfly, proceeded to run after it, provoking the anger of his mother, who had ordered him to stay quiet while she gossiped with the lady next door. - Çocuk kelebeği gördüğünde, onu ... Bir kadın ve bir bayan olarak, bana ne demek isterseniz deyin de feminist demeyin. Yoksa böyle saçmasapan başlıkları destekliyor olduğumu düşünürsünüz ve bu beni üzer. İnsanların diline karışarak ancak bir 1984 dünyası yaratırsınız, dar görüşlü ideologlar sizi. :) 5 May 22:44 Yanıtla Beğen (41) Şikayet Et Engelle TDK her ne kadar sonraki anlamlarda kadın ve bayan sözcüklerini karşı karşıya getirse de; bay ve bayan sözcükleri, birer unvandır (ünvan değil). Bu nazik cinsiyet unvanları ismin, genellikle soyismin önüne getirilir. Bayan nedir, Bayan ne demek. Kadınların ad veya soyadlarının önüne getirilen saygı sözü. Kadınlara bir seslenme sözü. Kadın. Eş, karı 'Bayan' cümle içindeki kullanımı 'Süleyman Bolluk da bayanın sımsıkı koluna girmişti.' - H. neden bayan dememek gerekiyor, bayan değil kadın, bayan demek neden yasak, Işıl Cinmen bayan değil kadın, Haberin detayları için tıklayınız Değerli Haberturk.com okurları. bayan nedir ve bayan ne demek sorularına hızlı cevap veren sözlük sayfası. (bayan anlamı, bayan ingilizcesi, ingilizcede bayan, bayan nnd) bayan öğretmen ne demek? bayan öğretmen nedir? bayan öğretmen sözlük anlamı ve bayan öğretmen hakkında bilgi kaynağı. Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca ve birçok dilde anlamı. bayan öğretmen TDK sözlük. bayan için yüzük ne demek? bayan için yüzük nedir? bayan için yüzük sözlük anlamı ve bayan için yüzük hakkında bilgi kaynağı. Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca ve birçok dilde anlamı. bayan için yüzük TDK sözlük. Bayan Ne Demek? Bayan ismini doğacak çocukları için düşünen anne ve baba adayları isim araştırması yaparken, Bayan isminin anlamını merak ediyorlar. Merak edilen diğer konu da Bayan isminin Kur'an-ı Kerim'de yeri var mı sorusunun cevabı.

efe aydaldan bir eser okumanızı tavsiye ederm (önceden atmıştım görmeyenler olabilir)

2020.07.26 15:34 ugur5178 efe aydaldan bir eser okumanızı tavsiye ederm (önceden atmıştım görmeyenler olabilir)

güzel hikaye ,okuyun derim (efe aydal)
Türkiye Birincisi Asla yeterince iyi olamadım. Aileme, anneme babama, onların bana harcadığı paraya layık olamadım. Hayır, serseri değildim, geri zekalı da değildim, bir amacım da vardı ve bunu gerçekleştirmek istiyordum. Çalışkan olmak... istiyordum. Çalışkan olmak için oturup çalışmak lazım ben de biliyorum, söyledim ya geri zekalı değilim. Ama bunu beceremiyordum. Yani kıçımı sandalyenin üzerinde o kadar zaman tutamıyordum, beynimi o kadar zaman aynı konuya yoğunlaştıramıyordum. IQ testlerinden yüksek sonuçlar aldığım halde, bu sonuçları derslere yansıtamıyordum, duma duma dum. Bence ben hiperaktifim, yani en azından öyleydim o zamanlar. Kimseye söylemiyordum, olduğum gibi yaşamaktan memnundum. Benim bilime değil, sanata yeteneğim vardı. Ben bir ressamdım. Boş vaktimin tamamını evde resim yapmakla geçirirdim. Bir de kronik abazanlık tabi. Evimde Tinto Brass’ın hemen hemen her “başyapıtı” mevcuttur, ama bunlar da kesmeyince, son kalan paramla kaçak pazarından bir gizli kamera aldım kendime, ama daha hayrını göremedim şerefsizin. Şu işler bir bitsin, karşı komşunun kızı var ya, öfff. Göt kadar kamera, bir girerim evlerine, bırakırım kızın odasına, öhöm öhöm nerdeydik? Evet resimler... Resimlerimi gerçek ustalara da gösterdim, ‘sende gelecek var’ dediler bana. Bu ülkede bilimle sanat o kadar ters şeyler ki, yaşamadan öğrenemiyorsunuz. Bilim; “hiçbir şey yoktan var edilemez, sadece form değiştirir” der, ama sanat; ‘yoktan var etme’ işidir. Kimse beni dinlemedi. Fen matematik yazmıştık bir kere, ve haliyle de başarısızlığımdan dolayı açıkta kalmıştım. Dershaneye bile gitmedim belki ondandır... Ama bu sene kararlıydım. Her şeyi ciddiye alacaktım. Okul da yok nasılsa, daha rahat çalışır, bir yere girerim dedim kendime. Her çocuk gibi benim de bir dershane bulmam lazımdı. Babam saldı beni sokağa; “git bir dershane bul kendine gel” dedi. Dalga geçiyorum sanacaksınız ama, dershane nerde olur onu bile bilmiyordum. Bar değil ki bu anasını satayım gir barlar sokağına seç birini. Benim gibi adama söylenir mi böyle laf? Ama yapmalıydım, dedim ya, ben serseri değildim ve bir amacım vardı; bir üniversiteli olmak. Fakülte pek önemli değil, ama mümkün olduğu kadar iyi bir yer. Sonra iyi bir iş, sonra iyi para, sonra iyi hayat. Bütün bunların farkında olacak kadar uyanmıştım hayata. Sinemaya giderken bir dershanenin önünden geçerdim hep, neydi adı? Umut Dershanesi. Yerini bildiğime göre, önce oradan başlamalı diye düşündüm. Bir koşu indim sinemanın yanına. Aaah, dershane değilmiş, sadece afişiymiş: “Umut Dershanesi, her sene ilk yüzde en az 30 öğrenci. Yüzde yüz başarı garantisi. Her bölümden en fazla 3 yanlış.” Oha be kardeşim nasıl bu kadar iddialı olabiliyorlar, yüzde yüz başarı ha? Soruları mı çalıyorlar acaba? Her neyse bir bakmak lazım. Telefon numarasını ve adresi bir kenara not ettim (yanımda kağıt taşıyacak kadar sorumluluk sahibiyim), sonra tekrar yürüyerek (spor sağlığa yararlıdır) dershaneyi buldum. Eee, şimdi naapıcaz ki? En iyisi içeri bir bakıp sonra eve gitmek. Gözüm tutarsa babamla gelip kaydolurum düşüncesiyle daldım içeri. Danışmaya gittim, bilgi almak istediğimi söyledim. Güler yüzlü bir hanfendi (hanımefendi de denebilir) beni ‘müdür’ ün odasına yolladı. Okul mu lan bura müdür falan? bir de dekan olsaydı bari. Müdür bana kaydolmaya niyetimin olup olmadığını sordu. Ukalalık yapardım ama, odada ikimiz yalnızız... “Evet, beğenirsem kaydolucam.” dedim. Fiyatı sordum, “Onlar önemli değil” dedi adam bana. Elime bir test verdi; “otur bunu çöz, geçersen kaydederim seni” dedi. Oha bir dakka bu ne? Tamam çok erken geldim, benden başka fazla öğrenci yoktu ortalarda, ama böyle baş başa sevgili gibi de test mi yapılır be kardeşim? Sorulara bakmadan kalacağımı biliyordum, çünkü yaz tatilinden yeni çıkmıştım ve tatilde çalışacak kadar da aklımı peynir ekmekle yememiştim. Eve gittiğimde ‘uğraştım ama olmadı’ diyebilmem için bir şeyler yapmam lazımdı. Ben de teste bakmaya karar verdim. Test IQ testiymiş. Gerçekten de şaşırmıştım; derslerle zekanın ne alakası olabilir ki? Sorular kolaydı, ama ben tırsmıştım. Bir iş oldu bittiye getirilmeye çalışılıyorsa kesin bir pislik vardır. Soruları doğru düzgün okumadan kafadan salladım, neden mi? Çünkü “ben vazgeçtim abi sizde kesin bir pislik var” demeye korktum. Cevapları müdür denilen adama verdim. Kimse olmadığı için hemen orada optik okuyucudan geçirdi. Sonuca baktı ve “Kaydoldun” dedi. Anlaşılan attıklarım tutmuş, belki de bu tanrıdan bir işarettir diye düşündüm :P “Ama para?” “O dert değil.” Sana dert değil tabi dümbük, parayı veren biziz. Her neyse, son on senede yedi tane Türkiye birincisi çıkartan bir dershaneye kaydolmuştum, hem de bu kadar kolay. ‘Belimi doğrultuyorum galiba’ diye düşündüm ve evin yolunu tuttum (yol nasıl tutulur diye sormayın, ben tutarım). Akşam evde bizimkilere olanları anlattım. Hayret, ilk defa babamın yüzünde bu ifade vardı, ‘iyi ki bu çocuğu yapmışız’ diyen bakışı. Sonunda benimle gurur duymaya başlamıştı. Ben iyi niyetli birisiyim, elimden gelse deli gibi, manyak gibi çalışır, onun yüzünü hep güldürürdüm, ama olmuyodu işte olmuyodu anasını satayım. Neyse, belki de bu dershane benim hayatımda değişiklik yapacaktı. Ümidim vardı, işte bu her insanda olması gereken bi şey. İnsanın temel ihtiyacı, yaşamak için sebebi... Sonunda dershanenin ilk günü gelmişti. Ağustos’un sıcağında çıktık ‘Umut’a yolculuğa. Bina bu sefer kalabalıktı, acaba bizim sınıf nasıldı? Kızlar var mı? Varsa nasıl? Sıram nasıl? Bayan yanı mı, yoksa pencere kenarı mı? Belki de pencere bayan arasıdır, kim bilir? Koşarak sınıfımın olduğu ikinci kata çıktım. Zilin çalmasına 3 dakka falan vardı ama herkes çoktan sınıflara gitmişti. Kafamı sınıftan içeri soktum. Aman tanrım. İçerde dünyayı ele geçirmeyi amaçlayan bir mutant ordusu vardı. Birazdan alien komutanları gelecek ve istila için son planları yapacaklar... TİPİ VARDI HEPSİNDE. Kardeşim anladık ineksiniz kendinizi derse vermişsiniz, ama bari normal insana benzeyin be! Kızlar ikiye ayrılır, bıyığı olduğunu kabul edenler ve kabul etmeyenler. Bıyığı olduğunu kabul eden kızlar giderler çeşitli yöntemlerle (yakarak, ağda yaparak falan) bu bıyıklarını düzenli olarak ortadan kaldırırlar. Yanımdaki kız kesinlikle bıyıklı olduğunu kabul etmek istemeyenlerdendi. Kafamı ona çevirdiğimde aramızda on santim kalıyordu, ve ben onu gördükçe komplekse giriyordum. Bende öyle bıyık olsa var ya, nasıl gider biliyo musun bu kestane gözlerin altına? Sınıfa ne hayallerle girmiştim, ikinci bir arkadaş çevresi falan. Ama şimdi sadece hocanın bir an önce gelmesini bekliyordum. Gerçekten de hoca bir an önce geldi. Tipi çok da önemli değil, size burda bir hoca tasviri yapıp beyninizi boşuna yormiycam. Hocanın kendisi de önemli değil zaten, önemli olan gelir gelmez hepimize dağıttığı formlar. “Bunları doldurup imzalayacaksınız.” dedi adam... ‘Ben, nokta nokta nokta, üniversiteye girene kadar başka bir dershaneye gitmeyeceğimi, ve bu dershanenin uyguladığı yöntemleri kimseye anlatmayacağımı teyit ederim. İmza....’ Dershanenin uyguladığı yöntem demekle herhalde formun geri kalan bölümünü kastediyorlardı: ‘Saat 6:00 uyanma ve kahvaltı. Saat 6:30 Matematik Saat 7:30 su ve ihtiyaç molası Saat 7:40 Fizik Saat 8:30 Kimya Saat 9:30 Dershane Saat 15:00 Eve varış Saat 15:10 Tarih......’ Liste gün sonuna kadar gidiyordu. Ne kadar saçma. Ben her gün ayrı bir derse çalışırım valla, beni bağlamaz. Günler geçiyordu. Her geçen gün içerisi biraz daha garipleşiyordu. Fark ettiğim ilk gariplik, öğrencilerdi. İlk deneme sınavından en düşük notu ben aldığım halde, diğer öğrencilerin geri zekalı davranışlarına bazen dayanamıyordum. “Üğretmenüm, hayvanlar nasul çiftleşür?” “Hocam çok afedersiniz, eksi mi negatif demiştiniz yoksa artı mı?” Öğretmen tam bir makine gibi sorulan her soruyu en ufak bir bıkma belirtisi olmadan cevaplıyordu. Daha negatifi pozitifi bilmeyen birini nasıl alabilirlerdi ki buraya? Ama neredeyse hepsi böyleydi. Sonra işler daha da garipleşti. Belirli saatlerde bize karanlık bir odada dev ekrandan programlar seyrettirmeye başladılar. En başında “Umut Production” yazan, devamında da... tavşanlı, kaplumbağalı, ayıcıklı çizgi filmler. İşte buna gariplik derim. Bir Allah’ın kulu çıkıp da “Arkadaş siz naapıyosunuz burda?!” demedi. Sanki ben diyebildim. Artık neredeyse iki derste bir bu programları seyrettirmeye başladılar. Sonraki derste ise, hoca giriyor, tahtayı bile kullanmadan anlatacağını anlatıyor, çoğunlukla okuyor, sonra da gidiyordu. Bu esnada da öğrenciler hızla not alıyorlardı. Bir gün dayanamadım teneffüste yanımdaki öğrenciye söyledim: “Ya bu hocalar ne biçim ders anlatıyor böyle, bir bok anlamıyorum vallaa.” Kız manyak: “Onun için mi her yıl ilk yüzde otuz öğrencileri var?” dedi. Artık bir sorun olduğundan emindim. “Günü gününe çalışırsan, programa uyarsan sen de başarılı olursun.” diye devam etti ama ben başka şeyler düşünüyordum. “Ben o programı saçma buluyorum. Fazla da sallamıyorum açıkçası.” dedim. Kız bir anda kayboldu? Allah Allah. Televizyon seansları başladığından beri deneme sınavlarında gittikçe diğer çocuklarla aramdaki puan farkı açılıyordu. Her sınavda kesinlikle yüz küsur öğrenciden sonuncu oluyordum, ve gerçekten kendimi aşşağılık bir yaratık gibi görmeye başlamıştım. Dershanede tam bir kaos ortamı vardı, ama dünyanın en düzenli, en sessiz kaosu. İnsanlar birbiriyle hiç konuşmamaya başladıktan sonra kafayı yiyecek gibi olmuştum. Kimse sorduklarıma, dersle ilgili bile olsa, cevap vermiyordu. Evet nerdeydik, kız ortadan kaybolmuştu değil mi? Ben de gittim en son deneme sınavının sonucuna baktım. Yine sonuncuydum, bu sefer benden bir önceki eleman beni neredeyse ikiye katlamıştı. Zaten ben hariç öğrenciler birbirine yakın puanlar alıyorlardı. Yanımda sonuçlara bakmaya gelen kız bir anda patlar gibi ağlamaya başladı. “Yanlış bakmışlar, yanlış bakmışlar” diye tam bir embesil gibi ağlıyordu. “Nerde senin puanın?” dedim, eliyle gösterdi. ‘Burcu Akel’ mi? “İyi de senin adın Ebru Akel değil mi?” dedim. Yüzüme baktı, sonra cüzdanından kimliğini çıkarıp ismine baktı. “Haklısın, ben karıştırmışım.” dedi! İşte o anda filmler koptu bende. Bütün bunlar yetmezmiş gibi az önce kaybolan kız geri geldi: “Seni müdür bey çağırıyor, bişey dicekmiş.” Lan? Kızın suçlayıcı bakışlarından hızla uzaklaşıp müdürün ‘seviyesine’ çıktım. Tık tık, girdim içeri. İçerdeydi, bilgisayarını kurcalıyordu. “Fuat Kolcu” dedi. Bu arada adım Fuat, tanıştığımıza memnun oldum. Gözlerimin içine çok kötü baktı be, sanki “itiraf et, sen öldürdün” diyecekmiş gibi. Zaten bir iki saniye düşünmedim değil, ‘lan acaba birini mi öldürdüm?’ diye. “Biz burda sizin iyiliğiniz için çabalıyoruz yavrum?” Biliyorum bu soru cümlesi değil ama herif soru sorar gibi söyledi. “Bize üç şeyi teyit etmiştin, bunlardan birisi de verilen programa uymaktı.” TAK! Kapı kapanma efekti. Swiss! Arkaya dönüp bakma efekti. OHA! İki tane zebella gibi adam görme efekti. “Naapıcaksınız dövecek misiniz? Naaptım ki ben?” “Kurallarımıza uymamışsın.” MIŞSIN. Güzel Türkçe’mizi öğrenelim; -mışsın ekinin halk arasındaki adı ‘ispiyon eki’dir, ve birinin sizi ispiyonladığını ifade eder. Bu durumda, ispiyoncu o manyak karı, ama niye? “Sen bize çok büyük sorun oldun. Diğerleriyle arandaki puan farklarına bir baksana. Artı programa uymuyorsun, artı... DÜZENİMİZİ SORGULUYORSUN.” Benim bişey sorguladığım yok ki, sadece... evet aslında sorguluyorum, “Siz ne biçim dershanesiniz!” diye patladım ne yazık ki. Hem de çok yanlış bir zamanda ve çoook yanlış bir yerde. Arkadan öyle bir darbe indi ki kafama, acıyı hissedemedim, sadece flaş ve sarsıntı. Ellerimi kollarımı arkadan iki zebella tuttu, sandalyeye oturtuldum. Kıpırdayamıyordum. Yarı baygındım, ama biraz da numara yapıyordum. Müdürün elinde iğne gördüm “Naabıcaksınııııııız” “Birazdan sınıfta kalp krizi geçirip öleceksin.” dedi müdür. “Ama neden? Bu kadar mı önemli? Tamam, söz, çok daha fazla çalışırım, arayı kapatırım, programınıza uyarım. Lütfe...” Adam şırıngaya ilacı çekti bile, beni sallamıyordu: “Sorun o değil ki. Sen bize uygun değilsin, programa uymadın, bizi sorguladın, puanların hala düşük, bu da gösteriyor ki gösterdiğimiz video programlarından da etkilenmiyorsun. Nerde sorun var hiç bilmiyorum, daha önce asla sorun yaşamadım. Yani senin IQ’na sahip olan yüzlerce...” “Durun durun durun bir dakka! Ben o testi uydurmuştum, nasıl olduysa tutmuş, yani ben sizin sandığınız kadar zeki de....” “UYDURDUN MU? Hayatını, geleceğini belirleyeceğin bir dershanenin sınavına girerken cevapları uydurdun mu? Bu ne biçim sorumsuzluktur! Zaten seni ilk gördüğümde anlamıştım geri zekalı... olmadığını.” Bir dakka bir dakka, mola (derler ya Amerikalılar). “Patron bir dakka siz geri zekalıları mı alıyodunuz?” Tabi ya! Ulan o kadar soruyu kıçımdan uydurmuşum, zaten tutsa sayısal lotocu falan olmam gerekirdi. Demek olayları buymuş. Adam devam etti: “Programımıza uyman için geri zekalı olman lazım. Zihnini anca o şekilde kontrol edip istediğimiz gibi yoğurabiliriz. Moronları çok severim, siliktirler, asla karşı gelmezler, her istediğini uygulayabilirsin. Ben bu işe yirmi küsur yılımı verdim, babam da bir o kadar zaman harcadı. Deneme yanılmalarla bu noktaya geldim. Dişliler çoktan yerine oturdu, sen çok geç kaldın. Biz bu işe bütün servetimizi yatırdık.” iğneyi koluma yaklaştırdı. “ÜLKEYİ MORONLAR YÖNETSİN DİYE Mİ?” baygın numarası yapmayı bırakıp aniden ayağa fırladım ve elindeki iğneye tekme attım. Kendimi ileri atınca kollarımı da kurtardım, gulyabanilerin arasından sıyrılıp dışarı attım kendimi. Arkamdan bağırdı: “Yakalayın, kaçıyor! Hepinizden kopya çekmiş!” Bir insan nasıl herkesten kopya çekebilir? Buna inanmak için geri zekalı olmak lazım :P Öğrenciler işini gücünü bırakıp bana saldırmaya başladılar. Lanet olsun zombilerle dolu bir binaya düşmüştüm sanki. Bir tekme ona, bir yumruk şu kızın suratına, “çekilin be” tekmelerle yumruklarla çıkışa vardım. En sevdiğim T-Shirt L Her neyse sırası değil. Hemen eve uçtum. Annem karşıladı kapıda “Oğlum ne oldu?” “Dur anne iki dakka ya, dershanede yaptılar.” “Ne! Merak etme ben şimdi ararım müdürü.” “Ne müdürü anne ya! Müdür yaptı zaten.” Hemen telefona sarıldım, sertçe elime aldım da denebilir. Dershaneyi aradım: “Aloov?” “Hepinizi şikayet edicem, dershanenizi kapattırıcam, sizi de hapse attırıcam. Bu yaptığınız yanınıza kar kalmıycak. Sizden şüphelenince her şeyi gizli kameraya çektim, programları, öğrencileri (blöf blöf blöf). Sizi Deha Muhtar’a maymun edicem.” “Selamımı da söyle, Faik Hoca dersin, çoktandır görmedim keratayı.” “O da mı?” “Hem de en başarılı öğrencilerimdendi. Sadece o değil. Etrafına bir bak. Konuşmayı beceremeyen matematik profesörleri, dört işlem yapamayan edebiyat hocaları, mühendisler, yöneticiler, memurlar, astronomlar, IQ testi yapılsa hiçbiri tutuk zekayı geçemez, ama en iyi mevkiler onlarda. İki formül, iki kitap ezberleyen profesör oluyor. Üniversiteye girince anlayacaksın. Şimdi hepsi mutlu, onları ben mutlu yaptım. Ayrıca... benim yöntemlerim Milli Eğitim Bakanlığı tarafından onaylanmıştır, Ramiz’ciğim sağ olsun, ona da çok emeğim geçti. Bana hiçbi şey yapamazsın, ben yasalım.” “İnsan öldürmek de mi yasal?” “Kanıtlayamazsın, üzgünüm. Bu arada eğer başka dershaneye gidersen veya bizi başkalarına anlatırsan seni ortadan kaldırmak zorunda kalırız...” Telefon kapandı. Unuttukları bi şey var, ben hepsinden daha zekiyim, eee? Durun bir dakka düşünüyorum. Pekala, kaba kuvvet, polis, jandarma, sanırım bunlar işe yaramaz. Mahkemelerde de zaten onların adamları var, yani bence var. Tamam, onları cümle aleme rezil etme planı kuralım bir tane... Ertesi gün maymunlar cehennemine geri döndüm. Seri adımlarla binaya dalıp TV odasına gittim. Beni gören öğrenciler, hiçbi şey olmamış gibi davranıyorlardı. Yirmi dakika sonra yayın odasından çıktım ve seri adımlarla, müdür ve adamları beni görmeden kaçtım. O günkü video programı hepsinden özeldi. Tinto Brass’ın en adi filmlerinden biri oynuyordu tavşanla kaplumbağa niyetine. Görevliler her zamanki gibi dışarıdaydı, yayından etkilenmemek için tabi. Ertesi gün tekrar gittim, yine yayın odasına girdim, bıraktığım gizli kameramı (komşu kızına nasip olamadı o kamera bir türlü) alıp cebime koydum. Dışarı çıktııııııım. Müdürle burun buruna geldik. “Yakalayın! Hepinizden kopya......” Moron olan onlar, ben değilim, eleman sözünü bitiremeden ben dışarı uçmuştum bile, laf aramızda iyi koşucuyumdur, özellikle götüm sıkıştığında. Ertesi Gün Şov Haber’de: “Dershanede skandal! Eğitim verecez diye porno seyrettirip, genç zihinleri bulandırıyorlar. Bu dershanenin adı... AZ SONRA!” Porno mu? Tinto Brass adi olabilir, filmleri iğrenç olabilir ama asla porno değildir... Çok merak ediyorum, o programı seyreden öğrencilere ne oldu? Dershane tabi ki kapatıldı. Onları kendi silahlarıyla vurmuş oldum. Müdür kimseye laf anlatamadı, zaten kimse bir daha çocuğunu o dershaneye yollamaya niyetli değildi. Bu ülkenin bu özelliğini çok seviyorum, birini karalamak o kadar kolay ki. Bana ne mi oldu? Şimdilik televizyon kanalından aldığım parayla idare ediyorum, bu arada resme devam. İşsiz olalım ne olcak?
Acı Çikolatalar, Efe Aydal :)
submitted by ugur5178 to KGBTR [link] [comments]


2020.07.16 23:56 flozenlol güzel hikaye ,okuyun derim (efe aydal)

Türkiye Birincisi Asla yeterince iyi olamadım. Aileme, anneme babama, onların bana harcadığı paraya layık olamadım. Hayır, serseri değildim, geri zekalı da değildim, bir amacım da vardı ve bunu gerçekleştirmek istiyordum. Çalışkan olmak... istiyordum. Çalışkan olmak için oturup çalışmak lazım ben de biliyorum, söyledim ya geri zekalı değilim. Ama bunu beceremiyordum. Yani kıçımı sandalyenin üzerinde o kadar zaman tutamıyordum, beynimi o kadar zaman aynı konuya yoğunlaştıramıyordum. IQ testlerinden yüksek sonuçlar aldığım halde, bu sonuçları derslere yansıtamıyordum, duma duma dum. Bence ben hiperaktifim, yani en azından öyleydim o zamanlar. Kimseye söylemiyordum, olduğum gibi yaşamaktan memnundum. Benim bilime değil, sanata yeteneğim vardı. Ben bir ressamdım. Boş vaktimin tamamını evde resim yapmakla geçirirdim. Bir de kronik abazanlık tabi. Evimde Tinto Brass’ın hemen hemen her “başyapıtı” mevcuttur, ama bunlar da kesmeyince, son kalan paramla kaçak pazarından bir gizli kamera aldım kendime, ama daha hayrını göremedim şerefsizin. Şu işler bir bitsin, karşı komşunun kızı var ya, öfff. Göt kadar kamera, bir girerim evlerine, bırakırım kızın odasına, öhöm öhöm nerdeydik? Evet resimler... Resimlerimi gerçek ustalara da gösterdim, ‘sende gelecek var’ dediler bana. Bu ülkede bilimle sanat o kadar ters şeyler ki, yaşamadan öğrenemiyorsunuz. Bilim; “hiçbir şey yoktan var edilemez, sadece form değiştirir” der, ama sanat; ‘yoktan var etme’ işidir. Kimse beni dinlemedi. Fen matematik yazmıştık bir kere, ve haliyle de başarısızlığımdan dolayı açıkta kalmıştım. Dershaneye bile gitmedim belki ondandır... Ama bu sene kararlıydım. Her şeyi ciddiye alacaktım. Okul da yok nasılsa, daha rahat çalışır, bir yere girerim dedim kendime. Her çocuk gibi benim de bir dershane bulmam lazımdı. Babam saldı beni sokağa; “git bir dershane bul kendine gel” dedi. Dalga geçiyorum sanacaksınız ama, dershane nerde olur onu bile bilmiyordum. Bar değil ki bu anasını satayım gir barlar sokağına seç birini. Benim gibi adama söylenir mi böyle laf? Ama yapmalıydım, dedim ya, ben serseri değildim ve bir amacım vardı; bir üniversiteli olmak. Fakülte pek önemli değil, ama mümkün olduğu kadar iyi bir yer. Sonra iyi bir iş, sonra iyi para, sonra iyi hayat. Bütün bunların farkında olacak kadar uyanmıştım hayata. Sinemaya giderken bir dershanenin önünden geçerdim hep, neydi adı? Umut Dershanesi. Yerini bildiğime göre, önce oradan başlamalı diye düşündüm. Bir koşu indim sinemanın yanına. Aaah, dershane değilmiş, sadece afişiymiş: “Umut Dershanesi, her sene ilk yüzde en az 30 öğrenci. Yüzde yüz başarı garantisi. Her bölümden en fazla 3 yanlış.” Oha be kardeşim nasıl bu kadar iddialı olabiliyorlar, yüzde yüz başarı ha? Soruları mı çalıyorlar acaba? Her neyse bir bakmak lazım. Telefon numarasını ve adresi bir kenara not ettim (yanımda kağıt taşıyacak kadar sorumluluk sahibiyim), sonra tekrar yürüyerek (spor sağlığa yararlıdır) dershaneyi buldum. Eee, şimdi naapıcaz ki? En iyisi içeri bir bakıp sonra eve gitmek. Gözüm tutarsa babamla gelip kaydolurum düşüncesiyle daldım içeri. Danışmaya gittim, bilgi almak istediğimi söyledim. Güler yüzlü bir hanfendi (hanımefendi de denebilir) beni ‘müdür’ ün odasına yolladı. Okul mu lan bura müdür falan? bir de dekan olsaydı bari. Müdür bana kaydolmaya niyetimin olup olmadığını sordu. Ukalalık yapardım ama, odada ikimiz yalnızız... “Evet, beğenirsem kaydolucam.” dedim. Fiyatı sordum, “Onlar önemli değil” dedi adam bana. Elime bir test verdi; “otur bunu çöz, geçersen kaydederim seni” dedi. Oha bir dakka bu ne? Tamam çok erken geldim, benden başka fazla öğrenci yoktu ortalarda, ama böyle baş başa sevgili gibi de test mi yapılır be kardeşim? Sorulara bakmadan kalacağımı biliyordum, çünkü yaz tatilinden yeni çıkmıştım ve tatilde çalışacak kadar da aklımı peynir ekmekle yememiştim. Eve gittiğimde ‘uğraştım ama olmadı’ diyebilmem için bir şeyler yapmam lazımdı. Ben de teste bakmaya karar verdim. Test IQ testiymiş. Gerçekten de şaşırmıştım; derslerle zekanın ne alakası olabilir ki? Sorular kolaydı, ama ben tırsmıştım. Bir iş oldu bittiye getirilmeye çalışılıyorsa kesin bir pislik vardır. Soruları doğru düzgün okumadan kafadan salladım, neden mi? Çünkü “ben vazgeçtim abi sizde kesin bir pislik var” demeye korktum. Cevapları müdür denilen adama verdim. Kimse olmadığı için hemen orada optik okuyucudan geçirdi. Sonuca baktı ve “Kaydoldun” dedi. Anlaşılan attıklarım tutmuş, belki de bu tanrıdan bir işarettir diye düşündüm :P “Ama para?” “O dert değil.” Sana dert değil tabi dümbük, parayı veren biziz. Her neyse, son on senede yedi tane Türkiye birincisi çıkartan bir dershaneye kaydolmuştum, hem de bu kadar kolay. ‘Belimi doğrultuyorum galiba’ diye düşündüm ve evin yolunu tuttum (yol nasıl tutulur diye sormayın, ben tutarım). Akşam evde bizimkilere olanları anlattım. Hayret, ilk defa babamın yüzünde bu ifade vardı, ‘iyi ki bu çocuğu yapmışız’ diyen bakışı. Sonunda benimle gurur duymaya başlamıştı. Ben iyi niyetli birisiyim, elimden gelse deli gibi, manyak gibi çalışır, onun yüzünü hep güldürürdüm, ama olmuyodu işte olmuyodu anasını satayım. Neyse, belki de bu dershane benim hayatımda değişiklik yapacaktı. Ümidim vardı, işte bu her insanda olması gereken bi şey. İnsanın temel ihtiyacı, yaşamak için sebebi... Sonunda dershanenin ilk günü gelmişti. Ağustos’un sıcağında çıktık ‘Umut’a yolculuğa. Bina bu sefer kalabalıktı, acaba bizim sınıf nasıldı? Kızlar var mı? Varsa nasıl? Sıram nasıl? Bayan yanı mı, yoksa pencere kenarı mı? Belki de pencere bayan arasıdır, kim bilir? Koşarak sınıfımın olduğu ikinci kata çıktım. Zilin çalmasına 3 dakka falan vardı ama herkes çoktan sınıflara gitmişti. Kafamı sınıftan içeri soktum. Aman tanrım. İçerde dünyayı ele geçirmeyi amaçlayan bir mutant ordusu vardı. Birazdan alien komutanları gelecek ve istila için son planları yapacaklar... TİPİ VARDI HEPSİNDE. Kardeşim anladık ineksiniz kendinizi derse vermişsiniz, ama bari normal insana benzeyin be! Kızlar ikiye ayrılır, bıyığı olduğunu kabul edenler ve kabul etmeyenler. Bıyığı olduğunu kabul eden kızlar giderler çeşitli yöntemlerle (yakarak, ağda yaparak falan) bu bıyıklarını düzenli olarak ortadan kaldırırlar. Yanımdaki kız kesinlikle bıyıklı olduğunu kabul etmek istemeyenlerdendi. Kafamı ona çevirdiğimde aramızda on santim kalıyordu, ve ben onu gördükçe komplekse giriyordum. Bende öyle bıyık olsa var ya, nasıl gider biliyo musun bu kestane gözlerin altına? Sınıfa ne hayallerle girmiştim, ikinci bir arkadaş çevresi falan. Ama şimdi sadece hocanın bir an önce gelmesini bekliyordum. Gerçekten de hoca bir an önce geldi. Tipi çok da önemli değil, size burda bir hoca tasviri yapıp beyninizi boşuna yormiycam. Hocanın kendisi de önemli değil zaten, önemli olan gelir gelmez hepimize dağıttığı formlar. “Bunları doldurup imzalayacaksınız.” dedi adam... ‘Ben, nokta nokta nokta, üniversiteye girene kadar başka bir dershaneye gitmeyeceğimi, ve bu dershanenin uyguladığı yöntemleri kimseye anlatmayacağımı teyit ederim. İmza....’ Dershanenin uyguladığı yöntem demekle herhalde formun geri kalan bölümünü kastediyorlardı: ‘Saat 6:00 uyanma ve kahvaltı. Saat 6:30 Matematik Saat 7:30 su ve ihtiyaç molası Saat 7:40 Fizik Saat 8:30 Kimya Saat 9:30 Dershane Saat 15:00 Eve varış Saat 15:10 Tarih......’ Liste gün sonuna kadar gidiyordu. Ne kadar saçma. Ben her gün ayrı bir derse çalışırım valla, beni bağlamaz. Günler geçiyordu. Her geçen gün içerisi biraz daha garipleşiyordu. Fark ettiğim ilk gariplik, öğrencilerdi. İlk deneme sınavından en düşük notu ben aldığım halde, diğer öğrencilerin geri zekalı davranışlarına bazen dayanamıyordum. “Üğretmenüm, hayvanlar nasul çiftleşür?” “Hocam çok afedersiniz, eksi mi negatif demiştiniz yoksa artı mı?” Öğretmen tam bir makine gibi sorulan her soruyu en ufak bir bıkma belirtisi olmadan cevaplıyordu. Daha negatifi pozitifi bilmeyen birini nasıl alabilirlerdi ki buraya? Ama neredeyse hepsi böyleydi. Sonra işler daha da garipleşti. Belirli saatlerde bize karanlık bir odada dev ekrandan programlar seyrettirmeye başladılar. En başında “Umut Production” yazan, devamında da... tavşanlı, kaplumbağalı, ayıcıklı çizgi filmler. İşte buna gariplik derim. Bir Allah’ın kulu çıkıp da “Arkadaş siz naapıyosunuz burda?!” demedi. Sanki ben diyebildim. Artık neredeyse iki derste bir bu programları seyrettirmeye başladılar. Sonraki derste ise, hoca giriyor, tahtayı bile kullanmadan anlatacağını anlatıyor, çoğunlukla okuyor, sonra da gidiyordu. Bu esnada da öğrenciler hızla not alıyorlardı. Bir gün dayanamadım teneffüste yanımdaki öğrenciye söyledim: “Ya bu hocalar ne biçim ders anlatıyor böyle, bir bok anlamıyorum vallaa.” Kız manyak: “Onun için mi her yıl ilk yüzde otuz öğrencileri var?” dedi. Artık bir sorun olduğundan emindim. “Günü gününe çalışırsan, programa uyarsan sen de başarılı olursun.” diye devam etti ama ben başka şeyler düşünüyordum. “Ben o programı saçma buluyorum. Fazla da sallamıyorum açıkçası.” dedim. Kız bir anda kayboldu? Allah Allah. Televizyon seansları başladığından beri deneme sınavlarında gittikçe diğer çocuklarla aramdaki puan farkı açılıyordu. Her sınavda kesinlikle yüz küsur öğrenciden sonuncu oluyordum, ve gerçekten kendimi aşşağılık bir yaratık gibi görmeye başlamıştım. Dershanede tam bir kaos ortamı vardı, ama dünyanın en düzenli, en sessiz kaosu. İnsanlar birbiriyle hiç konuşmamaya başladıktan sonra kafayı yiyecek gibi olmuştum. Kimse sorduklarıma, dersle ilgili bile olsa, cevap vermiyordu. Evet nerdeydik, kız ortadan kaybolmuştu değil mi? Ben de gittim en son deneme sınavının sonucuna baktım. Yine sonuncuydum, bu sefer benden bir önceki eleman beni neredeyse ikiye katlamıştı. Zaten ben hariç öğrenciler birbirine yakın puanlar alıyorlardı. Yanımda sonuçlara bakmaya gelen kız bir anda patlar gibi ağlamaya başladı. “Yanlış bakmışlar, yanlış bakmışlar” diye tam bir embesil gibi ağlıyordu. “Nerde senin puanın?” dedim, eliyle gösterdi. ‘Burcu Akel’ mi? “İyi de senin adın Ebru Akel değil mi?” dedim. Yüzüme baktı, sonra cüzdanından kimliğini çıkarıp ismine baktı. “Haklısın, ben karıştırmışım.” dedi! İşte o anda filmler koptu bende. Bütün bunlar yetmezmiş gibi az önce kaybolan kız geri geldi: “Seni müdür bey çağırıyor, bişey dicekmiş.” Lan? Kızın suçlayıcı bakışlarından hızla uzaklaşıp müdürün ‘seviyesine’ çıktım. Tık tık, girdim içeri. İçerdeydi, bilgisayarını kurcalıyordu. “Fuat Kolcu” dedi. Bu arada adım Fuat, tanıştığımıza memnun oldum. Gözlerimin içine çok kötü baktı be, sanki “itiraf et, sen öldürdün” diyecekmiş gibi. Zaten bir iki saniye düşünmedim değil, ‘lan acaba birini mi öldürdüm?’ diye. “Biz burda sizin iyiliğiniz için çabalıyoruz yavrum?” Biliyorum bu soru cümlesi değil ama herif soru sorar gibi söyledi. “Bize üç şeyi teyit etmiştin, bunlardan birisi de verilen programa uymaktı.” TAK! Kapı kapanma efekti. Swiss! Arkaya dönüp bakma efekti. OHA! İki tane zebella gibi adam görme efekti. “Naapıcaksınız dövecek misiniz? Naaptım ki ben?” “Kurallarımıza uymamışsın.” MIŞSIN. Güzel Türkçe’mizi öğrenelim; -mışsın ekinin halk arasındaki adı ‘ispiyon eki’dir, ve birinin sizi ispiyonladığını ifade eder. Bu durumda, ispiyoncu o manyak karı, ama niye? “Sen bize çok büyük sorun oldun. Diğerleriyle arandaki puan farklarına bir baksana. Artı programa uymuyorsun, artı... DÜZENİMİZİ SORGULUYORSUN.” Benim bişey sorguladığım yok ki, sadece... evet aslında sorguluyorum, “Siz ne biçim dershanesiniz!” diye patladım ne yazık ki. Hem de çok yanlış bir zamanda ve çoook yanlış bir yerde. Arkadan öyle bir darbe indi ki kafama, acıyı hissedemedim, sadece flaş ve sarsıntı. Ellerimi kollarımı arkadan iki zebella tuttu, sandalyeye oturtuldum. Kıpırdayamıyordum. Yarı baygındım, ama biraz da numara yapıyordum. Müdürün elinde iğne gördüm “Naabıcaksınııııııız” “Birazdan sınıfta kalp krizi geçirip öleceksin.” dedi müdür. “Ama neden? Bu kadar mı önemli? Tamam, söz, çok daha fazla çalışırım, arayı kapatırım, programınıza uyarım. Lütfe...” Adam şırıngaya ilacı çekti bile, beni sallamıyordu: “Sorun o değil ki. Sen bize uygun değilsin, programa uymadın, bizi sorguladın, puanların hala düşük, bu da gösteriyor ki gösterdiğimiz video programlarından da etkilenmiyorsun. Nerde sorun var hiç bilmiyorum, daha önce asla sorun yaşamadım. Yani senin IQ’na sahip olan yüzlerce...” “Durun durun durun bir dakka! Ben o testi uydurmuştum, nasıl olduysa tutmuş, yani ben sizin sandığınız kadar zeki de....” “UYDURDUN MU? Hayatını, geleceğini belirleyeceğin bir dershanenin sınavına girerken cevapları uydurdun mu? Bu ne biçim sorumsuzluktur! Zaten seni ilk gördüğümde anlamıştım geri zekalı... olmadığını.” Bir dakka bir dakka, mola (derler ya Amerikalılar). “Patron bir dakka siz geri zekalıları mı alıyodunuz?” Tabi ya! Ulan o kadar soruyu kıçımdan uydurmuşum, zaten tutsa sayısal lotocu falan olmam gerekirdi. Demek olayları buymuş. Adam devam etti: “Programımıza uyman için geri zekalı olman lazım. Zihnini anca o şekilde kontrol edip istediğimiz gibi yoğurabiliriz. Moronları çok severim, siliktirler, asla karşı gelmezler, her istediğini uygulayabilirsin. Ben bu işe yirmi küsur yılımı verdim, babam da bir o kadar zaman harcadı. Deneme yanılmalarla bu noktaya geldim. Dişliler çoktan yerine oturdu, sen çok geç kaldın. Biz bu işe bütün servetimizi yatırdık.” iğneyi koluma yaklaştırdı. “ÜLKEYİ MORONLAR YÖNETSİN DİYE Mİ?” baygın numarası yapmayı bırakıp aniden ayağa fırladım ve elindeki iğneye tekme attım. Kendimi ileri atınca kollarımı da kurtardım, gulyabanilerin arasından sıyrılıp dışarı attım kendimi. Arkamdan bağırdı: “Yakalayın, kaçıyor! Hepinizden kopya çekmiş!” Bir insan nasıl herkesten kopya çekebilir? Buna inanmak için geri zekalı olmak lazım :P Öğrenciler işini gücünü bırakıp bana saldırmaya başladılar. Lanet olsun zombilerle dolu bir binaya düşmüştüm sanki. Bir tekme ona, bir yumruk şu kızın suratına, “çekilin be” tekmelerle yumruklarla çıkışa vardım. En sevdiğim T-Shirt L Her neyse sırası değil. Hemen eve uçtum. Annem karşıladı kapıda “Oğlum ne oldu?” “Dur anne iki dakka ya, dershanede yaptılar.” “Ne! Merak etme ben şimdi ararım müdürü.” “Ne müdürü anne ya! Müdür yaptı zaten.” Hemen telefona sarıldım, sertçe elime aldım da denebilir. Dershaneyi aradım: “Aloov?” “Hepinizi şikayet edicem, dershanenizi kapattırıcam, sizi de hapse attırıcam. Bu yaptığınız yanınıza kar kalmıycak. Sizden şüphelenince her şeyi gizli kameraya çektim, programları, öğrencileri (blöf blöf blöf). Sizi Deha Muhtar’a maymun edicem.” “Selamımı da söyle, Faik Hoca dersin, çoktandır görmedim keratayı.” “O da mı?” “Hem de en başarılı öğrencilerimdendi. Sadece o değil. Etrafına bir bak. Konuşmayı beceremeyen matematik profesörleri, dört işlem yapamayan edebiyat hocaları, mühendisler, yöneticiler, memurlar, astronomlar, IQ testi yapılsa hiçbiri tutuk zekayı geçemez, ama en iyi mevkiler onlarda. İki formül, iki kitap ezberleyen profesör oluyor. Üniversiteye girince anlayacaksın. Şimdi hepsi mutlu, onları ben mutlu yaptım. Ayrıca... benim yöntemlerim Milli Eğitim Bakanlığı tarafından onaylanmıştır, Ramiz’ciğim sağ olsun, ona da çok emeğim geçti. Bana hiçbi şey yapamazsın, ben yasalım.” “İnsan öldürmek de mi yasal?” “Kanıtlayamazsın, üzgünüm. Bu arada eğer başka dershaneye gidersen veya bizi başkalarına anlatırsan seni ortadan kaldırmak zorunda kalırız...” Telefon kapandı. Unuttukları bi şey var, ben hepsinden daha zekiyim, eee? Durun bir dakka düşünüyorum. Pekala, kaba kuvvet, polis, jandarma, sanırım bunlar işe yaramaz. Mahkemelerde de zaten onların adamları var, yani bence var. Tamam, onları cümle aleme rezil etme planı kuralım bir tane... Ertesi gün maymunlar cehennemine geri döndüm. Seri adımlarla binaya dalıp TV odasına gittim. Beni gören öğrenciler, hiçbi şey olmamış gibi davranıyorlardı. Yirmi dakika sonra yayın odasından çıktım ve seri adımlarla, müdür ve adamları beni görmeden kaçtım. O günkü video programı hepsinden özeldi. Tinto Brass’ın en adi filmlerinden biri oynuyordu tavşanla kaplumbağa niyetine. Görevliler her zamanki gibi dışarıdaydı, yayından etkilenmemek için tabi. Ertesi gün tekrar gittim, yine yayın odasına girdim, bıraktığım gizli kameramı (komşu kızına nasip olamadı o kamera bir türlü) alıp cebime koydum. Dışarı çıktııııııım. Müdürle burun buruna geldik. “Yakalayın! Hepinizden kopya......” Moron olan onlar, ben değilim, eleman sözünü bitiremeden ben dışarı uçmuştum bile, laf aramızda iyi koşucuyumdur, özellikle götüm sıkıştığında. Ertesi Gün Şov Haber’de: “Dershanede skandal! Eğitim verecez diye porno seyrettirip, genç zihinleri bulandırıyorlar. Bu dershanenin adı... AZ SONRA!” Porno mu? Tinto Brass adi olabilir, filmleri iğrenç olabilir ama asla porno değildir... Çok merak ediyorum, o programı seyreden öğrencilere ne oldu? Dershane tabi ki kapatıldı. Onları kendi silahlarıyla vurmuş oldum. Müdür kimseye laf anlatamadı, zaten kimse bir daha çocuğunu o dershaneye yollamaya niyetli değildi. Bu ülkenin bu özelliğini çok seviyorum, birini karalamak o kadar kolay ki. Bana ne mi oldu? Şimdilik televizyon kanalından aldığım parayla idare ediyorum, bu arada resme devam. İşsiz olalım ne olcak?
Acı Çikolatalar, Efe Aydal :)
submitted by flozenlol to KGBTR [link] [comments]


2020.04.21 20:06 VirreyDeColombia Turkishmusic.orgdaki efsane sezen aksu tartışması part 1

Forum Konusu : SEZEN AKSU
Ağustos 24, 2000'den Kasım 14, 2000'e kadar sürmüş...
Turkish Music Discussion Board: Sanatcilar Icin Yazilar - Turkish Singers Corner: SEZEN AKSU
By Jst4u2c on Thursday, August 24, 2000 - 12:27 am:
Sezen Aksunun hakkinda dusunceleriniz?
By BERK on Friday, August 25, 2000 - 01:29 pm:
Bence tek kelimeyle müthiş ve eşsiz bir sanatçı! Duygularını bu denli güzel bir biçimde söze ve müziğe dökebilen çok çok ender sanatçılardan.Özellikle eski şarkılarına bayılıyorum.Ayrı yeten çok cana yakın ve sıcak bir insan.Onu her zaman çok seviyorum!
BerkBy Mahmut on Sunday, August 27, 2000 - 04:01 am:
Haklisin Berk cok haklisin Sezen hakkindaki yorumlarinda sana katiliyorum. Unuttugun tek sey onun cok tatli bir orospu oldugu. Ama bu kadina da orospuluk yakisiyor dogrusu. Orospu lafini kötü anlamda almayin lütfen. Kadinlarin cogunun iclerinde gizli veya acik bir orospu ruhu vardir. Ama ondaki orospuluk muhtesem ve ben onu bu orospu haliyle cok seviyorum. Sezencigim seni binlerce kere öpmek arzusuyla...
MahmutBy Hulusi on Sunday, August 27, 2000 - 07:47 pm:
Mahmut
Senin ananda varmi bu gizli veya acik orospu ruhu?
HulusiBy Mahmut on Monday, August 28, 2000 - 05:59 pm:
Hulusi Ibnesi
Sende ibnelik ruhu degil, ibnelik halet-i ruhiyesi var orospu cocugu. Senin anani, varsa karini sikeyim pust, sana mi kaldi benim anami oraya katmak essogluessek. Sen orada yazdigim orospu ruhu ifadesindeki inceligi anlayamacak bir götverensin. Analar üzerinde sakin ola bir daha laf etmeye kalkma, seni ciktigin delige sokarim Hulusi ibnesi.
mahmutBy Hulusi on Tuesday, August 29, 2000 - 05:35 am:
Yukarida Mahmut denen pice
Ulan dagdan inme ayisi, sende insanlik ve kibarlik olsa, bastan orospu kelimesini kullanmassin be anani avradini siktigmin pici. Sen ancak bir kaba, argo laflar kullanan bir pezevenksin ve anani bacini karisini satan bir pic. Burda sinirlerimi bozdun ve sana yakisani yaptim, oda senin gibi bir piskopata yakisan laflari, pardon, yakisan degil anladigin laflari soyledim ve sana soylediklerimi kullagina kupe et tahtani siktigimin cakali. Hadi simdi buraya bir daha gelme yoksa yine anani sikerim senin.
By Hulusi on Tuesday, August 29, 2000 - 05:44 am:
Mahmut denen pice
Ulan dagdan inme ayi, sen kibar ve efendi birisi olsaydin, bastan birkere orospu lafini kullanmazdin amina caktigmin cakali. Sen bir picsin ve anani bacini karisini satan bir pic. Sana verirm bir milyon lira ve hepsini sikerim ama ben oyle yapmak istemiyorum cunku onlarda hastalik var, senin gibi. Beni aksam aksam sinir ettin tahtani siktigimin gotvereni ve bir daha da buraya gelme yoksa bir milyonu verip anani bacini ve karini bir esek bulup siktiririm tamammi pezevenk. Simdi sen git ve o gevsek gotunu siktir ve bir daha da buraya gelme tamammi, seni ibne seni.
By Mahmut on Tuesday, August 29, 2000 - 06:31 pm:
Götveren Hulusi,
Oglum sen kendini ve karini anani siktirtmek icin neden bu kadar cok ugrasiyorsun yavsak ibne. Senin kibarligini gördük iste anasini siktigim ibne evladi. O bir milyonu ben senin o boklu götüne sokarim kerhane caycisi ibne. Herkes orospu olamaz, seninkiler bence tam bir fahise orospu cocugu, Sözünü ettigin essek seni, karini, bacini, anani siken essektir mutlaka amcik agizli ibne. Sen kasindin ve ben seni kasiyacagim hep bundan sonra adi ibne. O boklu götünde bayram edecek sikilmekten. Ben buraya da gelirim, senin evine de gelir tüm sülaleni amindan götünden sikerim götveren Hulusi, hem hepinizin gözleri önünde bagirta bagirta sikerim götveren Hulusi.
By Hulusi on Tuesday, August 29, 2000 - 09:04 pm:
Ahlaksiz ve sorumsuz orospu cocugu Mahmut..
Sen oncelikle bana oglum diyemssin cunku bir cocuk
dogurtmak icin once sikin sonra sperim olmasi
sartdir. Sende bunlarin hicbiri yok siksiz ibne. Ulan
hangi amdan ciktin sen be?Bana oyle geliyor ki sen
bir devenin amindan ciktin cunku beginin deve kadar
buyuk. Niye kassiniyorsun sen ha sen kimsin de bana
kufur ediyorsun ulan. Sana bir boru sokarim be bor
ayni anda gotunden cikip anana girer sonra bacina
sonra avradina seni ibne seni. Senin aslinda anan
avradin ve bacin sirpinti dir, sillikdir, ve kose
orospularidir. Onlardaki am o kadar buyuk ki,
amlarina 4 veya 5 sik rahat girer tabi ki ayni anda.
Lastik gibi amlari var ve icinde sik yoksa, ozaman
muhakkak eroin kokayin gibi uyusturuculari
kaciriyorlar amlarinin icinde. Daha baska olarak,
Mahmut denen pic bu amlari kendi de sikiyor cunku o
oyle bir piskopat dir. Ayrica bu amlarin daha baska
da bir gorevleri var. Ornegin, icine cop koymak icin
ve sidik bosaltmak
By Mahmut on Wednesday, August 30, 2000 - 11:35 am:
Hulusi Kizim
Senin gibi amcik agiza aslinda oglum degil kizim veya orospum diye hitap etmeliydim. Ilk Sen bana sürtünüp kasindigin icin o amcik agzini kapayana kadar seni kasiyacagim götveren. Bende yarrak da var, sperm de var, hem de yedi sülalene yetecek kadar ibnenin evladi. Sen bunlari hakkediyorsun, cünkü bile bile geldin ilk götünü bana sürttün, yani orospu cocugu ruhunu bana gösterdin. Ben de seni istedigin gibi anan, bacin, karin, kizin hepsini siradan düzecegim götveren, taa ki sen o amcik agzini kapatana kadar, agzina da verecegim koca sikimi, icine bosalacagim icirtecegim sana spermlerimi götveren Hulusi...
By Hulusi on Wednesday, August 30, 2000 - 05:31 pm:
Mahmure pici
Siktir git lan anasini satan pezevenk. Sen Tarkan
sayfasinda kizlara kendini asaglikca satmaya
kalkisinca, sacma sapan yorumlar yamaya kalkisinca ve
o kadar bos seyler konusunca, sen ilk kasindin ve
bende seni kasiyorm iste. Bunu sen hak ediyorsun pic,
cunku sen rezil bir insansin, sen doktor musun lan,
veya sen arastirma mi yaptin kadinlarin ruhuna pic
kurusu. Nerden bu yorumu yapabilirsin, neymis cogu
kadinin ruhunda acik veya gizli orospu ruhu varmis.
Atalarimizin bir lafi vardir, Yarasi olan gocunur.
Senin belli oluyor ki yaran var va kapanmayan yara,
sende rahatlik bulmak icin baska hanimlari da isin
icine koyyorsun. Senin anan, karin bacin orospu ise,
bizim ne sucumuz var gotunu siktiren es cinsel. Sen
bana bos kufur edecegine, sen herkesten adam gibi
ozur dile. O kizlara, okuyanlara ve sanatcilara dan
ozur dile ki, o zaman insan ve adam oldugun belli
olsun. Ama sen bunu yapacak bir insan degilsin cunku
sen insan degil, bir canavarsin.
By FILIZ on Thursday, August 31, 2000 - 02:17 pm:
Hulusi ve Mahmut bey/bayan - Ben Amerikada dogan 15 yasinda bir gencim. Bu siteye Turkcemi ilerletmeye giriyorum. Dogrusu hic duymadigim sozler yazmissiniz ve ne yazdiginizi cozebilmek icin lugattan veya annemden/babamdan soruyorum. Heralde bana boyle zengin kufurler ogrettiginiz icin borclu sayilirim.
Tesekkurler!!!
:)By Tallrock on Friday, September 1, 2000 - 11:58 pm:
ya sezenin sarkici olmasaydi bi oruspu olacagi kesindi,ama kendisi yeteneklidir,iste o kadar gercek bu
filizcim herhalde bunu anlarsin artik!!turkcende bayagi iyiye benziyo filiz
By Mahmut on Tuesday, September 5, 2000 - 05:38 pm:
Filiz Kardesim
Kusura bakma adina Hulusi denen gay yüzünden duymaman gereken ifadeleri okumussun. Hulusi denen sapik gelip bana arkasini sürttügü icin ben de ona gereken muameleyi yaptim ve agzini kapatana kadar da yapacagim. Cünkü bu onun özel zevki ve meraki. Sen oralari okuma ve pass gec istersen. Ama Hulusi gibi manyaklari tanimak istersen oku da böyle sapiklardan uzak dur kardesim. Sana iyi günler dilerim kardesim.
By Mahmut on Tuesday, September 5, 2000 - 05:42 pm:
Hulusi denen orospu cocugu
sen tam ve kasarlanmis bir ibnesin. Ben senin doktorun olur sike sike seni iyi ederim amcik agiz. Sen baskalarinin yazilarina karismamasini ögrenene kadar agzina sicacagim, seni, karini, kizkardeslerini bagirta bagirta sikecegim orspu cocugu götveren Hulusi. Hala sikilmek istiyorsan bana yine yaz. Ben seni kanirta kanirta sikmekten yorulmam sen bu ibneligine devam ettikce götveren Hulusi
By FILIZ on Wednesday, September 6, 2000 - 12:01 pm:
Mahmut Bey - Hulusi'ye karsilik yazmasaniz bu olay devam etmezdi ama galiba sizinde hosunuza gidiyor onun icin geri yaziyorsunuz. En iyisi onu IGNORE yapin.
NOT: Ben Turkleri daha ozel, terbiyeli ve namuslu saniyordum fakat cok yanlismisim ve sizler beni hayal kirigligina ugrattiniz. Demekki kibarliginiz yalniz gosteris icinmis.
By Mahmut on Wednesday, September 6, 2000 - 06:59 pm:
Sayin Filiz Hanim
nazik uyariniz icin size tesekkür ederim. dediginiz gibi o salak yaratigi hic adam yerine koymamak gerekirdi. Ancak dikkat ettinizse benim Sezen Aksu ile ilgili yazmis oldugum bir yoruma müdahale etti ve ise Annemi karistirip ona hakaret etti. O yüzden o namussuz yaratik agzini kapatana kadar istemeyerek de olsa onun agzini kapatacagim ve layik oldugu sifatlarini siralayacagim taa ki o pis agzini kapatana kadar. Inanin ben de bu ifadeleri isteyerek ve hoslanarak kullanmiyorum, ama o bunlari hakketti.
Yoksa gündelik is ve aile hayatimizda bu laflarin hicbirini benden veya cevremden duyamazsiniz.
Istemeyerek de olsa sizi hayal kirikligina ugrattigim icin sizden özür dilerim. Ancak bu cok istisnai bir durum. Adina Hulusi denen bir pislik yüzünden gözlerinizi ve kulaklarinizi istemeyerek kirlettigimiz icin sizden tekrar özür dilerim. Aslinda cok seviyeli ve edepli birisi olarak bu münferit olayin sizde iz birakmamasini özellikle rica ederim.
Saygilarimla
MahmutBy Hulusi on Wednesday, September 6, 2000 - 07:06 pm:
Mahmure denen firlamaya.
Ulan donme herif, hem suclusun hem guclusun gotveren.
Donme oldugun tam belli, once kizlara yalakalik yapip, onlara hakaret edersin, sonra da kendini iyiye cikartmak icin, Filiz le arkadas olup, beni karalamaya kalkarsin. Bu oynadigin tiyatroyu yemezler cahil herif. Herkese soyluyorum, lutfen Tarkan in, Ercan Saatici mi tam emin degilim ama Tolga Sagin altinda ki sayfaya da girin ve bu syafayi iyi okuyun, okuyun ki bu anasini satan pezevenkin nasil bir orospu cocugu oldu belli olacak. Kizlara hic yokken satasiyor ve hakaret ediyor, sonra sacma sapan yorumlar yapiyor. Oyle sacmaliklar yaziyor ki ben buna tahammul edemedim cunku boyle kopekleri ben yerine getiririm. O soyledigim sayfalara girip kendiniz gorun, ben hic bir kiza hakaret etmedim ve sacma sapan laflar da soylemedim.Ama bu Mahmure pici bu pislikleri yapiyor sonra donup beni sucluyor. Ha siktir kertenkele donmesi sen. Bana bak lan amina koydugmun cocugu, buralara gelme ke
By Hulusi on Wednesday, September 6, 2000 - 07:16 pm:
Filiz Bak Filiz, sana yuzde yuz katiliyorum. Senin bahsettigin o namuslu, serefli, haysiyetli, gururlu ve ahlakli erkeklerden hic ama hic kalmadi. Kaldiysada cok az bulunur ve o da ne yazik sana ras gelmez belkide. Gelelim bu Mahmure denen yarrak kafaya. Bilmiyorum onda yanamisin degilmisin, beni ilgilendirmez, ama Mahmure denen yarrak kafa tam bir orospu cocugu ve demin soyledigim gibi, Tarkan sayfasina gir ve orda kizlara nasil pis pis konusuyor ve ahlaksizlik yapiyor. Sundan eminim, beni kizlara karsi hic kufur etmedigimi goreceksin ve bu Mahmure picinin ne kadar igrenc mikrop oldugunu goreceksin. Takilma ona, ben onu hal ederim. Bu gorev kizlara dusmez, onu ben yerine oturtup anasindan emdigi sutu gotunden cikartacagim. Sana iyi gunler.
By Hulusi on Wednesday, September 6, 2000 - 07:26 pm:
Mahmure denen gerzek kafaya Lan aferim lan, sen adam olacaksin vallah. Ozur diledin herkesden ve bu bana hic olmasa az cok beynin oldugunu gosteriyor. Bu kitap burda benim icin kapanir ve sana bir daha da yazmam, ama eger kizlara igrenc seyler yazip ve onlara hakaret edersen, seni yine ben adam yerine koymam lazim olur. Bakiyorumda herkesden ozur dileyip benden ozur dilememissin. Luzumu yok, senin ozurune ihtiyacim yok, yeter ki adam ol ve kizlari rahat birak. Ayrica sacma sapan yorumlarda yapma cunku buralarda mantikl yorumlar okumak isteriz ve sende mantikli yaz ki hepimiz okuyalim ve firimizi ortaya koyalim. Yok cog kadinin gizli veya acik orosp ruhu vardir diye sacmaliklar soyleme. Yine senide tebrik ederim herkesten ozur diledigin icin ve sana eyvallah.
By Mahmut on Thursday, September 7, 2000 - 05:41 pm:
Ruh hastasi götveren Hulusi
Sen okudugunu anlamayan süzme bir ibnesin. Kizlari senin pis götünün boklu ortamina cekmeye ugrasma sahsiyetsiz pic. Onlarin senin ibnelikleriyle hic ilgisi yok. Ben sadece Filiz adli bayana istemeyerek de olsa o senin boklu götünle ilgili haberleri okumak zorunda kaldigi icin üzüntülerimi belirttim. Sen tam bir ibne ve götverensin. Onlar buralara gelince benim seni nasil heryerde siktigimi istemeselerde görüyorlar. Buna benim yapacak bir seyim yok. Sen o amcik agzini ve boklu götünü kapatirsan onlar da senin devamli tarafimdan sikildigini görmekten kurtulurlar beyinsiz hayvan.
Sen kim oluyorsun da benim Sezen Aksu hakkinda yazdigim yaziya müdahele edip anami isin icine katiyorsun gecmisini siktigim orospu cocugu. Benim kizlarla sorunum yok, senin olabilir o da beni ilgilendirmez iktidarsiz ibne. haddini bil ve o dilini amcik agzina sok, arkani dön ve sikilmis köpek gibi yakinimdan uzaklas. Durdugun sürece seni devamli sikecek ve sana hakaret edecegim - layik oldugun sekilde - müptezel gerzek ibne. Sende gizli degil acik ibnelik ruhu varmis, sen onu gösterden kendini aptalca ortaya atarak ibne oglu ibne. Anca gidersin götveren Hulusi
By Hulusi on Thursday, September 7, 2000 - 06:05 pm:
Benim kopek gibi havlayan Mahmure denen it. Iyi dinle gavat oglu gavat. Senin tam adam oldugunu sanmisken, ne yazik ki yanilmisim.Sen yine ayni o agzi bozuk, kizlara karsi hakaret eden, ahlaksiz, sorumsuz, pic, tahtasini siktigim, anasini satan pezevenk, dagdan inme ayi ve inanilmaz bir sekilde cahil olan bir yaratiksin. Bunu okuyanlar. Lutfen Tarkanin, Meltem Cumbulun, Erdal Erzincan ve bu sayfayi iyi okuyun ve goreceksiniz ki, bu dangalak kizlari sex e davet eden bir piskopat dir. Lan bana kalirsa sen bir mazojist sin. Sen gitte Mazojist in ne oldugunu ogren ve senin sulalen mazojist dir sapik adam. Sana mi kaldi lan cogu kadinlarin acik veya gizli orospu ruhu vardir diye demek serseri. Sen kimsin lan?Bunu okuyan bayanlar, acaba sizede mi gecerli bu Mahmure nin dedigi?yani sizdede mi var bu gizli veya acik orospu ruhu. Ben oyle dusunmuyorum. Benim herkese saygim vardir ama bu ite yoktur. Siz hic kafaya takmayin ben bu ayiyi yola getiririm. Ben sinirlenm
By Mahmut on Friday, September 8, 2000 - 07:33 pm:
Sende kafa mi var ki düsünesin orospu cocugu götveren Hulusi. Cahil köpek sen anlamadigin seylere burnunu sokma, sokarlar böyle senin o boklu götüne. Evet bazi kadinlarda gizli veya acik orospu ruhu vardir. ister kocasina, ister erkek arkadasina gösterir veya göstermez amcik agizli Hulusi. Sen bu islerden anlamazsin. sen ibnelikten anlarsin. Senin 830 tane ibne arkadasin dün Istanbula geldi, belki sen de aralarindaydin, karini sikmekten o ara senin gibi pic ibneyi göremedim. sana bir gecirecegim, bagirsaklarin amcik agizindan disari firlayacak götveren Hulusi. Sen ibne ruhunu aciga vuranlardansin. Kancik köpek gibi gelip bana sürtünüyor, kendini siktirip duruyorsun devamli orospu cocugu götveren Hulusi. Ayilar senin sülaleni siksinler cingene ibne...
By Hulusi on Monday, September 11, 2000 - 08:08 pm:
Butun bunu okuyanlaFiliz ve Mahmure pici.
Mahmut denen yarrak kafa kendisini burda herkesin
onunde yanilti ve bunu ispatlayan sey budur.
Ykarlarda, bu sayfanin bas taraflarinda, COGU kadinin
gizli veya acik bir orospu ruhu vardir dedi. Simdi
ise BAZI diyor. Neden oglm be donme?Tabiiiii hatani
biliyorsun esogulesek. Simdi hemen butun herkesden
ozur dile bilhassa hanimlardan ve yine yazma buralara
gotu gevsek. Kendin biliyorsun hatani ibne ve bunu
ben ispatladim iste. Simdi yurude boyunu gorigim pust.
hhahahahahahahahahaaha.
By Mahmut on Tuesday, September 12, 2000 - 07:27 am:
Götveren Hulusi
Kuruttun beni be oglan Hulusi. Heryerde seni sikmekten baska is yapamiyorum. Ne de cok seviyormussun kendini siktirmeyi, okudugunu anlamaktan aciz götveren Hulusi. Amcik agizin da yalama olmus. Senin agzina verip agzini da düzeltecegim götveren Hulusi. Eksik yazmisim aslinda senin gibi götverenlerde de ibne ruhu var aslinda. simdi biraz isim var seni biraz sonra becerecegim ibne ruhlu, amcik agizli götveren Hulusi...
By Hulusi on Tuesday, September 12, 2000 - 05:04 pm:
Mahmure
Hadi sana iyi gunler evladim. Bye bye hahahah
By Mahmut on Wednesday, October 4, 2000 - 01:15 pm:
Aferim Hulusi
Agzini toplamasini ögrenmissin. Bir süredir seyahatteydim, döndüm ve bana sürtünmedigini gördüm, o yüzden sana sifatlarini siralamayacagim. Yolun acik olsun, bundan sonra da baskasinin isine karisma. Sonra ne olur biliyorsun...
By Kadir on Friday, October 6, 2000 - 08:12 pm:
Mahmut denen hiyara
Bu sayfada ki yazilarin hepsini okudum ve Mahmut, sen
haksizsin ibne. Seni kiniyorum, ve sana laflar
hazirladim.
O lalflari benden belledin
dedemin sikini elledin
dedem seni sikince nohut gibi terledin.
By Kadir on Friday, October 6, 2000 - 08:19 pm:
Mahmut
1.Hamam tasi gumusten
simdi geldik sikisten
bunu bana ogreten
senin ibne enisten.
2.Tavsan gider ekine
kulaklari dikine
bal mi surdun gotne
tatli geldi sikime.
3.O laflar boy boy
seni siken kadir kovboy.
4.bos konusma yalak
ne konusdugunu bilmiyorsun salak
cok cirkinsin kepce kulak
git gotunu siktir yavsak
5.Istanbulda kalkti tren
Ankarada yapti firen
bu lafima cevap veren
ya orospu cocugdur ya picdir.
By Sikici on Friday, October 13, 2000 - 05:52 am:
burdaki butun salaklari ben sikiyorum lan, var mi diyeceginiz lan bana. hepinizi sikiyorum.
adam uslu bir sey yazin lan kavatlar.
kendine guvenen bana yazar!!!!!!!!!kanciklar
By Sosyete on Wednesday, October 18, 2000 - 03:42 pm:
ulan hulusi ve mahmut açlaRI. sizin ikinizin de beynini sikiyim. Amina damina koydunuz lan sayfanin. Bu arada filiz gel de sana bi türk yarraGI veriyim bak o zaman turkceyi de sökersin bülbül gibi konusursun sen hele bi ye de benim yarragi nuhhhahahahahahahhahahahaha.
Ayrica Sezen Aksu da ufak tefek ama feci agzina veririm. Ama bu iki it arasindan kimi tutarsin derlerse direk hulusi derim. Mahmutun amina koyiim götveren mahmut.
Senin mezarda yatanlarinda orospu heralde piç çok iyi biliyosun orospulari. Annanenin amina koyiim senin.
By Sezen on Wednesday, October 18, 2000 - 05:48 pm:
Bu sayfa yi Sezen Aksu okusaydi herhalde intihar ederdi. Dogru durust konusucaginiza butun sayilabilecek ne kufur varsa saymissiniz. Tebrik ederim kufur dagarciginiz cok yuksek hayatinizda herhalde cok ise yariyordur.
Neyse konu Sezen Aksu, gercekten basarili bir sanatci ve de cogu insani turk muziginde yetistirdi.
Neyse benden bu kadar, hepinize mutlu kufurlu gunler
By Kadir on Saturday, October 21, 2000 - 12:24 am:
Sikici denen sikitiriciye
Ben varim lan sana yazan gotunu siktiren, ne yapacan
lan aptal deve. Hadi yaz bakalim sacmaliklarini
kopek. Yazda goreyim boyunu ibne. Sen kimsin lan,
profosor musun sen ger zekali. Sen butun her sayfada
her sanatciya GAY diyen kisi degilmisin?evet o
sensin. Sen GAY sin ve sen bizler gibi gay olmayan
insanlarla konusma ve cevap verme cunku ben burda
Avustralyada GAY lari doven, ustlerine tukuren ve
hastaneye dayaktan dolayi sokan bir kisiyim. Kendine
guveniyorsan gel lan ibne seninda agzina sicayim.
KadirBy Sevim on Saturday, October 21, 2000 - 03:32 pm:
Sezen Aksu
Tek kelimeyle MUHTESEM
By Kadiridiken fenasi on Sunday, October 22, 2000 - 03:31 pm:
Kadir
nanoş yerim seni len yumuşak
By Kadir on Tuesday, October 24, 2000 - 07:06 pm:
hadi gelde ye ibne
By Tolga on Wednesday, October 25, 2000 - 03:23 pm:
geldim ya yarrak kafalı
niye yoksun
By Kadiridiken on Friday, October 27, 2000 - 11:57 am:
kadiridikenebesini siken den Kadire sen bir ibnesin .dün bana vermedinmi
By Deli dumrul on Saturday, October 28, 2000 - 02:46 pm:
lan sikici siktirtme gotunu
By Kadir on Sunday, October 29, 2000 - 05:51 pm:
Kadiridiken
Ulan mazojist ne yazdigin bellidegil ibne, dogru
duzgn yazda hepimiz anlayalim gotveren pust. bana
ibne demen icin on tekne ekmek o zaman gel gotu boklu
kici kirik. Hadi simdi siktir git orospu cocugu.
Kadir
By Kadiridiken on Wednesday, November 1, 2000 - 04:29 am:
sevgili orospu arkadaş kadire,lan yavsak senin götveren oldugunu herkes biliyor.o ekmek dolu ON tekneyi senin götübe sokayım, be pezevenk evladı orospu cocugu seni hadi de siktir git basımı agrıtma deyyusun torunu seni
By Deli dumrul on Wednesday, November 1, 2000 - 04:30 am:
lan kadir seni sikmeyen mi kaldı dünyada ne ugrasıyorsun elalemle ,gel bemle ugras.benimki sana tam gelir
By Kadiridiken on Sunday, November 5, 2000 - 05:21 am:
ne oldu lan yavşagın torunu yoksun piyasada
By Kadir on Wednesday, November 8, 2000 - 10:03 pm:
Yukarida kendisine Kadiridiken ismini veren orospu
cocuguna.
Senin anani avradini yedi sualeni sikim ahlaksiz
sunepe. Ben hala piyasadayim ama ben senin gibi her
dakika basi cevap verdim mi vermedimi diye
beklemiyorum gotu boklu. Senin benden alip
veremedigin ne dir lan?Sen sulalendeki karilari
sattigin icin beni yeme pezevenk. Agzini lutfen kapat
yoksa Avustralyadan senin oldugun yere boru uzatip
gotune sokarim. Simdi bu sana son uyarim, bana bir
daha pis seyler yazma yoksa senin sulalendeki butun
orospulari siktirmek icin adam degil, gergedan
getririm siktirmeye.Ona gore ayagina denk al.
Deli dumrul denen meymenetsiz ite. Bu soylediklerim
sana da gecerli orospu cocugu. Hadi simdi ikiniz
birbirinizin gotunu yalayin.
By Kadiribnesine on Friday, November 10, 2000 - 01:38 pm:
1.Hamam tasi gumusten
simdi geldik sikisten
bunu bana ogreten
senin ibne enisten.
2.Tavsan gider ekine
kulaklari dikine
bal mi surdun gotne
tatli geldi sikime.
3.O laflar boy boy
seni siken kadir kovboy.
4.bos konusma yalak
ne konusdugunu bilmiyorsun salak
cok cirkinsin kepce kulak
git gotunu siktir yavsak
5.Istanbulda kalkti tren
Ankarada yapti firen
bu lafima cevap veren
ya orospu cocugdur ya picdir.
By Hulusi on Friday, November 10, 2000 - 01:41 pm:
kadir ne ugraşıyon elalemle .yine geldim senin için it
mahmutçuk nerde lan
By Hulusi on Saturday, November 11, 2000 - 07:17 pm:
Yukarida sahte Hulusi pezevengine.
Ulan got herif, benim adimi niye kullanip milleti
kizisdiriyorsun orospu cocugu. Kendi adini kullan
kazma.
Gercek Hulusi.
By Kadir on Saturday, November 11, 2000 - 07:23 pm:
Benim laflarimi kopye eden cahil rezalet.
Kendi laflarin yokmu benim laflarimi kullaniyorsun
onun bunun cocugu. Tabi,sen fazla bilgili bir yaratik
degilsin cunku sen okulu kaytarip hep gotunu
satmissin yollarda para yapmak icin ibne. Oku da
bilgin artsin biraz pezevenk. Simdi ilk is bu
yazdigima cevap vermek degil, kitap alip okumak dir,
ve kendini egit mektir. Hadi cocugum, hadi yavrum,
okda bilgin artsin.
Kadir.
By Ciguli on Sunday, November 12, 2000 - 11:10 pm:
Sevgili Hulusi ve Mahmut abilerim ve ablalarim,
Sayenizde cok guldum, mutesekkerim. Ayrica da cok sekerim. Hepinizin cocukluktan kaynaklanan psikolojik sorunlariniz olduguna kanaat getirmish bulunmaktayim. Ayrica Filiz hanim biz de amerika dayiz ama bu kufurlerin hepsini biliyoruz... bu Turk olmanin dogushtan getirdigi bir ozellikltir.. sen Turk degilsin.. yok ol! Acinacak derecede Amerikalisin sen! Neyse Mahmut ve Hulusi Ablalarima geri doneyim.. siz de cok arizzali ve de pisiko insanlarsiniz... idollerim oldunuz.. ben de sizin gibi kufurbaz ve de ibne olmak icin calisacagim... basaracagim... basaracagim.. basaracagim...
Mahmut ve Hulusi Ablalarinin BIRICIK Cigulisi...
By Perihan uzumyemezoglu on Monday, November 13, 2000 - 06:49 am:
deminden beri aranizda gecen diyalogu okuyorum valla cok korkunc seyler yazmissiniz okurken hicab duydum.
ama gerceklerle yuzlestim bence mahmut bey sezen hakkinda dogru saptamalari var sezenin "orospu ruhu" tasidigini biliyoruz.simdiye kadar kac kisiye kuyruk salladi gazetelerden okuyoruz dimi kac kalp kirdi inanmayan biraz gazete okusun."minik orospucuk" elinden gecenlerle tesbih orer...
By FILIZ on Monday, November 13, 2000 - 10:25 am:
Ciguli bey, siz kufurleri bilmeniz sebebi oradan gelmenizdir. Ben ise Amerikada dogdum ve annem babam bana kufurler ogretmedi. Cevremdeki arkadaslarda ayni. Yani Turk sayilmak icin kufurmu bilmem gerek?
By Superman on Monday, November 13, 2000 - 11:26 am:
Supersiniz,
Sezen Aksu da super
ben de superim
By Anarchist on Monday, November 13, 2000 - 02:46 pm:
oolum sizin isiniz gucunuz yok mu be amina kodumun ogullari burda geyigin amina koymussunuz lan vatana millete hayirli bi evlat olmak icin ugrassaniza orospu evlatlari
sezenin ta amina koyyim bu arada sezen dedim de aslinda iyi kari muthis sevisirim ben o kariyla
herturlu ters pozisyonu denerim
hadi eyvallah biraz daha kaybedecek vaktim yok bu siktimin sanal ortaminda tamam mi lan
SANAL ORTAMIN BANAL AYILARI!!!
By Memoli on Monday, November 13, 2000 - 04:11 pm:
bunları yazan tüm godoşların amına koyayım + yürü be kızım endamını göreyim seninle geçen günlerin ejdatını sikeyim seni de ananıda taaaa götünden sikeyim bu siteyi bulduğum iyi oldu amına koduğumun bebeleri artık maça gitmeme gerek kalmadı sizin gibi götlere msj.yazmak daha zevkli götler sizi ananızın kılıtırısınde kı problemlerden banane hepinizeeee koduuuuuum da bıtmedı o da yazacak len olum sızın ısız gucız bıttı anaaazın amı mı kaldı yarroşlar sizi ama suc babanızda ananızla avradınızı karıstırmasaydı bole olmazdı bunu okuyanınada okumayanınada koyayım taaaa amına bunu yazan tosun okudun kocum artık sanada kosun
By At Yarrak on Monday, November 13, 2000 - 04:16 pm:
anasını sktimin orospu çocukları, anasını sikmediğiniz bi internet kalmıştı onun da amına koydunuz. götveren evlatları gidip ananızı siksenize internete gireceğinize. bu arada filiz, sen orda kendini amerikalı erkeklere siktirip burda bize terbiye dersi verme, oralara kadar gelip ağzına verir, suratına patlatırım. şimdi siktirin gidin lan hepiniz burdan, orospu çocukları, kefereler.
By At Yarrak on Monday, November 13, 2000 - 04:18 pm:
bu arada sezen aksu kokocunun, orospunun allahıdır.
By Kunteper on Monday, November 13, 2000 - 04:32 pm:
bende bu lafı üstüne alınanı sikeyim
By Jester on Monday, November 13, 2000 - 04:54 pm:
Eşcinsel Kasapların göğüs kıllarını cımbızla alacak erzurumlu tüysüz eşcinsel çobanlar aranıyor. Müracaatların Mahmut ve Hulusi kardeşlere yapılması önemle rica olunur. Sevgiler.
By Hulusi on Monday, November 13, 2000 - 05:40 pm:
Once Ciguli denen tipsize.
Sen git kendini muane ettir orospu cocugu. Lan got
herif, sen kendin bana piskolog hastasi diyorsun,
ulan gavatin dolu, madem oyle ve sen b isten
anliyorsun, neden bize bir care gostermiyorsun ibne.
gosteremessin cunku sende de var piskolog hastaligi.
Bunu ben nasil ispatladim?Boyle. Sende bize uydugun
icin, kendin kufurbaz olmak istedigin icin ve kendini
ortaya koyup siktirmek icin sende de piskolog
problemleri var gotveren. Kanini siktigimin kansizi.
Sen basimiza hoca mi kesildin cahil yaratik. Sana ne
lan bizim derdimizden, her boka maydonoz olma yoksa
sokarlar gotune boruyu, gevsek gotveren. Simdi
tukurdugunu yala ve bir daha da anlmadigin ilsere
yamuk burnunu sokma.
By Ben on Monday, November 13, 2000 - 06:14 pm:
bravo
bu arada hulusi haklı
submitted by VirreyDeColombia to kopyamakarna2 [link] [comments]


2020.01.29 17:48 paslaa İzmir Escort Selçuk Olgun Escort Nuran

İzmir Milf Escort Nuran Diyor ki ; Erkeklerin güzel İzmir Escort bayan tutkusu geçmişten bugüne kadar sürekli devam etmektedir. Erkekler güzel İzmir Escort bayan gördüğünde hemen yatağa atmak istese bile, bu düşüncenin yanlış olduğunu sonradan anlar. Çünkü erkeklerin en çok keyif aldığı cinsel hayatında kendisine sonsuz zevki yaşatacak İzmir Escort bayanların sadece bayanların güzel olması yetmediğini ve erkeklerin zevki doruklarda yaşaması için bayanların. Çünkü bu sitede yer alan bayanların size en özel zevkleri yaşattığı gibi aynı zamanda sizi anlayarak ne istediğinizi anlayacak kadar işinde profesyonel olduklarını söylemek istiyoruz. Her erkek yanında alımlı ve güzel bayanlar görmek istese de, cinsel hayatında sadece bayanların güzel olması zevk vermediği gibi,cinsel hayatınıza dahil edeceğiniz bayanlar genellikle işini sevmeli ve erkeklere değer vererek her istediğinizi yapmalıdır. Böyle bir İzmir escort bayan partner nereden bulabilirim diye düşünmeyin. Çünkü Selçuk escort bayan sayesinde istediğiniz birlikteliği ve özgürce hareket etmenin doyasıya keyfini yaşayacaksınız. Bu yazımızı okuyan beylerin şanslı olduklarını düşündüğümüz için aradığınız fırsat ayağınıza geldi desek yalan olmaz. Sizde bu özel bayanlarla birlikte en özel gecelere merhaba demek istiyorsanız sitemizi ziyaret edebilirsiniz. Bu anlamda sitemize girdiğinizde karşınıza çıkan birbirinden özel ve güzel bayanların hizmet alanlarını gördüğünüzde bile hemen telefonu elinize almak isteyeceğinizden eminiz. Her erkeğin duygularından anlayarak bu anlamda en özel zevkleri yaşatmak için uğraşan ve çabalayan bu özel bayanlar sayesinde erkekler kendisine verilen bu değer ve çabaya karşı kendilerini çok iyi hissedeceklerine eminiz. Her erkek değerli ve özeldir. Bunu yansıtan ve beylere hissettiren çok az bayan olduğu için, elmas değerindeki bu eşsiz İzmir Escort bayanları kaybetmeyerek hemen iletişime geçmeyi unutmayın. Sitemizin güvenilirliği ve erkekler tarafından sürekli tercih edilmesi bu özel bayanların başarısının ve yetenekli olduklarının kanıtıdır. Sizde Escort Selçuk bayanları hayatınıza dahil etmek ve felekten bir gece geçirmek istiyorsanız hemen sitemize girip tercih ettiğiniz bayanlardan randevu alabilirsiniz.
submitted by paslaa to u/paslaa [link] [comments]


2020.01.10 03:14 ill-be-back4 SOSYAL MEDYA BAĞIMLISI KAHPE KIZA VERDİĞİM AKILALMAZ DERS————Dün hayatımda en alfa olduğum 3 anımdan birini yazdım ve beklemediğim şekilde ilgi gördü belki de sadece 3 tane böyle güzel anım var ama paylaşmak çok hoşuma gitti bugün sizlere bu 3’ünden zirvedekini paylaşıyorum umarım beğenirsiniz.

Okulda Didem isminde bir kız vardı ve ben ondan hoşlanıyordum. 2 defa göz göze gelmiştik. Çok az konuşmuştuk reddedilirim diye çekiniyordum. Bir teneffüs okul bahçesinde onu Duygu diye biraz sohbetimin olduğu kızla yan yana gördüm telefondan bir şeylere bakıp aralarda etrafı süzüyorlardı. Fırsat bu fırsat yanlarına gidip selam verip Duygu’yla konuşmaya başladım okulda olan bir konu hakkında espiri yaptım ikiside güldü Didem’e anlık bakakaldım. Duygu kurnazdır cin gibidir anladı o. Ne güzel güldün dedim(Kız aralarda telefona bakıyor) hafif kızardı”hıh! teşekkürler” dedi. Ben ne diyeceğimi bilemedim ikisine de bakıp görüşürüz dedim. Duygu kinayeli kinayeli görüşürüz dedi. Bizim sınıfta Beyza isimli bir arkadaşım ile Duygu çok yakın arkadaşlar ikisi çöpçatanlık yapmaya karar vermiş ve ilk Didem’le konuşmuş sonra da Benle konuştular. Ben onlara nasıl teşekkür edeceğimi bilmiyorum. Aralarda saçmalıyorum her neyse kız da konuşalım gözüyle bakmış.Numarasını verdiler bu akşam mesaj at dediler tamam dedim. Akşam konuştuk Cumartesi için bir kafede sözleştik.Bana 2-3 kere”inanamıyorum nasıl instagramın yok”yazdı. Ben instagram kullanmayı pek sevmem,genel olarak sosyal medyaya yaklaşımım böyle insanlarla yüz yüze konuşmaya daha çok değer verir önemserim. ——- sıkılmayın diye bu bölümü karşılıklı metin olarak yazdım.—(-ben +Didem )
(Kafese saat 4te buluştuk, köşede bir masaya geçtik,birer kahve söyledik) -Konuya direk giriyorum ama, senden bir süredir hoşlanıyordum senin de benimle görüşmek istemen beni çok mutlu etti. +(tatlı bir gülümsemeyle) ben de mutlu oldum(göz ucuyla telefonla uğraşıyor,hatta masaya oturduğumuzdan beri gözü habire telefonunda) seni birkaç defa gördüm İsmini öğrendim ama instagramda seni bulamadım. Kullanmaman beni çok şaşırttı. - Neden bu kadar şaşırdın Wp’de de birkaç kere sordun. +Bilmem instagram kullanmayan kaldı mı yha? - Ben varım.(ardından uzun uzun açıkladım) +hmmm bence yanlış bir bakış açısı kimin ne yaptığını merak etmiyor musun? -Edersem ararım konuşurum + öyle değil,yani şu an kim ne yapıyor -hayır etmiyorun +İlginç (telefonla uğraşmaya devam ediyor) [kahveler gelir] {Ekleme: kız bu kadar düzgün konuşmuyor. Tam gerizekalı Resmen yabancı kelimelerin arasına birkaç Türkçe kelime serpiyor,ben size düzgün şekilde aktarıyorum yoksa kanser olursunuz} - Hobilerin neler? Boş zamanlarını nasıl değerlendiriyorsun? + Pek boş zamanım olmuyor(telefonla oynuyor) -(sözünü keserek) Sosyal medyadan zaman kalmıyordur + ahahaha evet biraz öyle ıııı şey ders de var tabi - A evet evet dersler zor + evet.... (telefonla oynuyor) - Yapmaktan hoşlandığın bir şeyler vardır elbet + Arkadaşlarımla buluşuyoruz(telefonla oynuyor) - hmmm{onu mu sordum aptal,niteliksiz orospuçocuğu} [ Telefonu çaldı. Aleyna diye biri arıyor] + aaaa şey buna bakmam lazım - Tabi Bak sorun yok (sandım masadan kalkacak dışarıda bir yerde konuşacak açtı telefonu masada kahvesini yudumlarken konuşuyor. Muhabbetleri birinin dedikodusu,içimden diyorum şuna biraz bakıp kendimce başka kusurlarını da bulayım) garson: bir isteğiniz var mı efendim? - Yok teşekkürler (Ben etrafıma bakıyorum,garson benden yaşça büyük bir abi o da arada bana baktı,bu benim dikkatimi çekti. Herhalde acıdı amk) + Kusura bakma(telefonu kapattı) - Sorun yok. Ee hep ben sordum biraz da sen sor. Benim hakkımda merak ettiğin şeyleri + Sosyal medya olarak wp’nin dışında kullandığın bir şey var mı? -Yok (sora sora bunu mu sordun amk salağı) +Sıkılmıyor musun peki? (telefonla oynuyor) -Dediğim gibi sosyal medyanın zamanımı fazlasıyla harcadığını düşünüyorum. {Bu arada Elbette KGB için Facebook kullanıyorum ama sadece KGB için.} - Ben (vurgulayarak) Gerçek konuşmanın daha önemli olduğu kanısındayım. DUYGULARIMI NEŞEMİ,SEVİNCİMİ,ÜZÜNTÜMÜ, TUTKUMU,SESİMİ EVET SESİMİ telefon yeterince yansıtamaz. +Emojiler var hahahahhahah -Yetmez(espiriye de gülmedim,alfa değilim ama kötü espriye kolay kolay gülemem, sadece gülümsedim) +(Yüzüme bakıp,nadir bakıyor genelde telefonla meşgul) ııııııı Sesli mesaj?(geri telefonuna döndü o an hafif sinirim bozuldu) -(umutsuz bir ses tonuyla)Yeterince aktaramaz. Birinin elini tutmak birinin yüzüne bakarak düşüncelerini aktarmanın yerini yazı tutamaz. Bak ne örnek vericem Romeo ve Juliet’i okuyabilirsin ve elbette çok güzeldir. Ama bunu iyi yani özenle oynanan iyi oyuncuların oynadığı bir oyunu izlediğinde o oyun hakkındaki izlenimin farklı olur,yazıdan farklı anlamlar çıkabilir ama oynan oyunun anlattığı daha belirgindir,yoksa tabi kitap okumaya karşı değilim bilakis çok okurum.(damağım kurudu kahveden bir yudum aldım) (Bu arada ben konuşurken bir telefona bir bana bakıyor) +Evet bu örnekle sana katılıyorum. Ama sen kitap okumakla mesajlaşmayı karıştırıyorsun. -Galiba bu konuda anlaşamayacağız.( aslında düşünceni savunmaya devam edecektim ama vazgeçtim.Bir de anlaşılan kitap okunuyordu.Etrafımdaki masalarda oturan insanları biraz inceledim.Korka korka sordum) -kitap okumakla Aran nasıl en son hangi kitabı okudun? + dediğim gibi Çok zamanım olmuyor. En son Dede Korkut’u okudum. -Sanırım O Edebiyat öğretmeninin geçen yıl sınavda sorarım diye okutup sınavda sorduğu için +ahahahhahahahahahhaha -ahahahahhahahahahha (Ne kadar aptal bir oç olduğuna güldüm) -Hep ben soruyorum biraz da sen sor ya + (telefonla bakıyordu kafasını kaldırıp) ıııı evet evet öyle oldu(mesajını tamamlamaya çalışıyor merak edip masadan baktım İrem yazıyordu. Bense telefonumun ilk defa çevirip saate baktım ve ekran masaya gelecek şekilde tekrardan masaya koydum) + tamam ben soracam (telefonla oynuyor) hmm (telefonu çaldı Bu sefer Merakım biraz kabardı hafif kalkarak baktım Büşra yazıyordu) +şeey önemli -bak bak sorun yok ( çevremdeki masaları süzüyordum. Arkamdaki masada bir çift biri şarap biri bira içiyor sürekli gülerek sohbet ediyorlayan masada 4 kişi yani 2 çiftlerdi kahve içip sohbet ediyor biraz biraz telefona bakıyorlaönümdeki masada yine bir çift bira içip sürekli telefonla uğraşıyorlaçaprazımdaki masa kalabalık 5 kişi 2 çift var Bira,şarap içiyorlar,benim yaş gurubum telefonlar masa üzerinde ama hiç ilgilenmiyorlar. Birbirileri ile konuşuyor gülüyorlardı bazen de hararetli tartışmalasapların olduğu masalar ilgimi çekmedi.) (5kişinin olduğu masada boşta olan kız arada etrafı süzüyor bakınıyor anlaşılan biraz sıkıldı ya da orada tek olmak onun sıkılmasına sohbetten uzak kalmasına neden olmuştu Didem orospusu konuşmasını bitirene kadar 5 kere göz göze geldik çünkü galiba hayvan gibi bakmıştım. Didem’den güzellik olarak farkı çok yoktu Didem’in boyu daha uzundu sadece. Çok baktığımı farkedince Didem e baktım. Tam sığır, mal mal mal, maldan farkı yok. Konuşma bitti ama çok uzun sürdü kahvem soğudu,hoş gerçi ben soğuk kahve severim. Bu arada Büşra ile sadece dedikodu yaptı.Konuşma bitti) -Önemli dedin ama sadece dedikodu yaptın ya +ahahahahaha kızların önemlileri böyle oluyor (telefonla uğraşmaya devam ediyor) - Saygısızlık olmuyor mu?(diğer masadaki kızla 2 kere daha bakıştık) + Nasıl? (Bir gözü telefonda,artık canıma tak etti anasını sikecem) -Senle konuşmak istiyorum gözüme bile bakmıyorsun sürekli telefonla meşgulsün +Evet biraz öyle oldu. Hıhı ama tamam haklısın [telefonu yine çaldı.Yine Aleyna]
+Şeyyy önemli bir şey değilse söz kapatcam.(açtı nasıl ya falan dedi 1 dkk sonra anladım bir kızın dedikodusunu yapıyorlar,bu arada benim kahve bitti bunun ki de 1 yudum kalmış) [Diğer masadaki kızla birkaç defa daha göz göze geldik.Masaları daha da dikkatimi çekti çok neşeli,sıcak kanlı insanlara benziyorlardı.] Garson: Bir şey istermisiniz? (Benim bardağımı aldı) -Evet, 2 tane tuzlu fıstık bir de hesap Garson:Hesap? -Evet hesabı da alabilir miyim? Fıstıklarla beraber lütfen Garson: tabi -Teşekkürler (Didem kevaşesi duymuyor bile +(fısıltıyla) kusura bakma(dedikoduya devam ediyor) -(başımı yukarı aşağı sorun yok ifadesinde salladım ve gözlerimi kırptım) [bu arada sadece erkek garson değil kadın garson da bizim masayla çok ilgiliydi o da bana acımıştır] Garson:Buyrun -Teşekkürler Garson:(Geride siparişlerin girildiği ekranın yere çekildi kadın garson da orada etrafa,arada bize bakıyor) +(Hesap ve fıstıklar gelince şaşırdı,konuşmasını bitirdi) -(hesabı bahişiyle bıraktım.) -Hoşçakal(garsona işaret yaptım geldi,bayan olan da önümdeki masanın siparişini aldı sonra durdu bize baktı) +(Şaşırmıştı,bir bakakaldı) Nereye! -GÖZLERİNİN İÇİNE BAKABİLECEĞİM BİRİLERİNİN YANINA +Anlamadım??? -Şaşırmadım (Çok sikici bir gülümseme attım). Şarjı bitmesin dikkat et dedim +Ne demek bu şimdi? - Engellendin demek.(güldüm)
[Fıstıkları elime aldım 5 kişinin olduğu masaya gittim ,bizim masayla arada biraz mesafe vardı,] - Size katılabilir miyim ? 5 kişilik grup: (birbirilerine baktılar,ben kıza gülümsedim onlar bizi gördü ) Tabi, Buyur,Gelsene -Bunlar sizin için(fıstıkları verdim) [Teşekkür ettiler,kendimi tanıttım konuşmaya başladım,kendimi sevdirme gayretine girdim] [Didem masada yarrak gibi kaldı. Şok olmuştu bana bakakaldı,orda bir 5 dkk durmuştur.] [O 2Garson bana helal olsun lan der gibi bakıyor, öff of Puf yapıyorlar,kıza bakıp kıkır kıkır gülüyorlar] Didem giderken gözleri dolmuştu. Yolda salya sümük ağlamış zaten, Duygu’ya şikayet etmiş beni. Duygu olayı 2’mizden de dinledi. Didem’le bir daha konuşmadı. Garsonlar benle tanıştı. Artık Açelya ablam ve Oğuz abim oldular. Haberlerini alırım arada çalıştıkları yere uğradığım olur. Görürsem konuşuruz. Kızla İlayda’yla tam 2 ay çıktım. Hiç pişman değilim çok güzel vakit geçirdik. Kalan 4’ünden 2’si ile hala görüşürüm. Didem’in İzzet-i itibarını sikeyim. Hiçbir ilişkisi 1 aydan uzun sürmedi. Beyza’nın dediğine göre istediği üniversiteyi de kazanamayınca ailesi ile tartışmış depresyondaymış, ama kafa aynı kafa hala instagram orospusu,sosyal medya bağımlısı bir orospuçocuğu.
Hikaye bu kadar sizden ricam bir am için böyle durumlara katlanmayın. O gün diğer masa beni kabul etmeseydi fıstıkları ikram edip çıkardım. Belki 1-2 shot atar ya da Duygu’yu arayıp hay övdüğün kızın amınakoyayım derdim. Hayat kısa bir yerlerde bir başkası bulunur. Yok kilitmiş yok çurab’mış boş bu işler.
Hayat bir gün o da bugün.
submitted by ill-be-back4 to KGBTR [link] [comments]


2019.07.30 10:47 Haberfutbol24 30 Temmuz 2019 Spor Haberleri

30 Temmuz 2019 Salı Beşiktaş Haberleri
Abdullah Avcı'nın zorlu Beşiktaş sınavı
Sahaya doğru şekilde yayılmış oyuncuların, hızlı ve bol paslaşması, oyunun yönünü çabuk değiştirmesi ve süratli bir şekilde defans arasına ince paslar atması gibi meziyetler Abdullah Avcı'nın olmazsa olmazı.
Uzun yıllar çalıştırdığı Başakşehir'de, bu oyun tarzını yerleştirmeyi başarmış Avcı'nın, aynı oyunu Beşiktaş'a uygulatması kendisinden beklenen tek gerçek. Ancak; Beşiktaş'ın Medipol Başakşehir gibi uzun seneler beklemeye tahammülünün olmadığı da bilinen diğer gerçek. Bir anlamda da 'Başakşehir'deki 5 sene Beşiktaş'ta birkaç ay demek'.
Beşiktaş camiasının bu gerçeklerin çarpışmasından umduğu şey ise siyah beyazlı takımın iyi futbol oynayarak kazanması ve şampiyon olması. Zira Beşiktaş; zorlu bir süreçten geçtikten sonra, Şenol Güneş döneminin ilk senesinde, şu ankine benzer bir oyun tarzını kısa sürede oynamaya başlamış ve şampiyon olmuştu. Şimdi aynı şeyi Abdullah Avcı yapmak istiyor ve siyah-beyazlı futbolcuları alışkanlıklarından uzaklaştırarak, tüm takıma futbolun en basit tarafını oynatmaya çalışıyor.
QUARESMA BİLE SİSTEME UYMAK İÇİN ÇABA GÖSTERİYOR
Avcı, bunun için hiç vakit kaybetmeden daha ilk günkü idmandan başlayarak, büyük bir sabır içinde, sürekli olarak aynı oyun planını çalıştırıyor ve bu oyun tarzını defalarca tekrarlatıyor. Yani; Başakşehir'de 5 senede ulaştığı noktaya Beşiktaş'ta birkaç ayda gelmeye çalışıyor. 8 Temmuz'dan bu yana yapılan idmanlar ve oynanan hazırlık maçları da gösteriyor ki takım, Avcı'nın istediği oyun tarzını uygulamakta son derece istekli ve çaba gösteren bir yapı içinde. Sürekli kenarda top alıp orta yapan 35 yaşındaki Quaresma'nın bile (hazırlık maçlarında görüldüğü kadarıyla) paslaşmaya ve yön değiştirmeye dayalı oyun sistemine uymak için kendini had safhada zorladığı düşünüldüğünde, diğer futbolcuların da çabasıyla, Beşiktaş için oldukça umut verici bir anlam taşıyor. Oğuzhan'ın 6 numarada defansa yardım etmesi, Ljajic'in sürekli kenarlara kaçarak Dorukhan'a alan yaratması ve Dorukhan'ın hücuma yön verme çabası buna birkaç örnek.
DORUKHAN, İRFAN CAN OLABİLİR Mİ?
Pendikspor, Kocaelispor, Eibar ve Apollon Larissa ile oynanan 4 hazırlık maçında görünen eksik yönler ise tüm iyi niyet ve isteğe rağmen hücumda yaşanan sıkıntılar. Burak Yılmaz'ın henüz maç seviyesinde olmaması, yerine oynayan Güven Yalçın'ın takım oyunundan uzak, kişisel çabaya dönük tarzı, Abdullah Avcı'nın istediği hücum düzeninin aksamasına neden oluyor. Burak'ın takıma dönmesiyle hücum zenginliğinin artacağı net bir durum. Ancak; Başakşehir'de olduğu gibi Beşiktaş'ta da Avcı'nın saha içinde gizli bir lideri olacak. Başakşehir'de bunu İrfan Can ile yapan ve yeni bir yıldız yaratan Avcı, Beşiktaş'ın hazırlık maçlarında bu görevi Dorukhan'a verdi. İnce pas atma ve bir anda oyunun yönünü değiştirme oranı İrfan Can'a göre düşük olan Dorukhan'ın gizli liderliği taşıyıp taşıyamayacağı, önümüzdeki süreçte kendini geliştirmesiyle doğru orantılı olacak. Avcı'nın 4 hazırlık maçında 6 numarada oynattığı Oğuzhan (Şenol Güneş'in ilk şampiyonluğunda olduğu gibi) bu göreve daha yatkın görünse de, son 3 yıldaki önlenemez düşüşü kendisine şüphe ile yaklaşılmasına neden oluyor. Yine de Dorukhan-Oğuzhan arasında olası mevki değişikliği Abdullah Avcı'nın planları arasına girecek en büyük ihtimallerden biri olacak.
SOL TARAFA EN AZ İKİ TAKVİYE GEREKLİ
4 hazırlık maçı itibarıyla kaleci Karius'un ve defans oyuncularının, Abdullah Avcı'nın uygulatmak istediği geriden oyun kurma planına çabuk adapte olduğu görülüyor. Defansta her ne kadar kalecinin de dahil olduğu iyi paslaşmalar olsa da, rakip ataklara bakıldığında sol tarafın değişmesi veya yüksek rekabet sağlayacak oyuncular alınması kaçınılmaz.
Yönetimin de bu yönde girişimlerinin olduğu bilinen bir haber ve sol tarafa yapılacak 2 transferin yanı sıra Burak Yılmaz ve Atiba'nın da dönmesi Abdullah Avcı'nın planlarını daha da kolaylaştırabilir. Bunlarla beraber Quaresma'nın, Tyler Boyd ile sol ve sağ kanadı değişmeli kullanması şimdilik yeterli görünse de 3 kulvarda yapılacak yarışta sol öne yeni bir transferin mutlaka gerekli olduğu da görülüyor.
Beşiktaş Martins İndi ile anlaştı ama...
Beşiktaş sol stoper için listenin en başına aldığı Martins Indi’nin satın alma opsiyonunu indirmeye çalışıyor. Bu gerçekleştiği takdirde transfer mutlu sonla bitmiş olacak..
Beşiktaş sol stoper için listenin en başına aldığı Martins İndi için tüm kozlarını oynuyor. Stoke City forması giyen Hollandalı futbolcunun kiralanması için yapılan görüşmelerde hem İngiliz kulübü hem de İndi ile anlaşma sağlandı..
SATIN ALMA OPSİYONU YÜKSEK
Ancak Stoke City'nin 7 milyon Euro satın alma opsiyonu şartı sunması Beşiktaş'ı düşündürüyor. Siyah-Beyazlılar bu rakamı 4 milyon Euro civarına çekmek için büyük uğraş veriyor..
ALİ NABİ GÖRÜŞME YAPACAK
Beşiktaş Sportif Direktörü Ali Nabi'nin bu hafta içinde Stoke City'li yetkililerle bir görüşme yapacağı ortaya çıktı. Bu görüşme bu transfere netlik kazandıracak.
KARTAL'A YEŞİL IŞIK YAKTI
Stoke City'de forma giymek istemeyen Martins Indi'nin Beşiktaş'ın teklifine çok sıcak baktığı öğrenildi.
Burak Yılmaz'ın forma numarası değişti!
Beşiktaş, yeni sezon hazırlıklarını Avusturya kampı ile sürdürüyor.Siyah beyazlılarda Burak Yılmaz ve Jeremain Lens, forma numaralarını değiştirdi.
Golcü oyuncu, önümüzdeki sezon 17 numarayı giyecek.
Burak Yılmaz, geçtiğimiz sezon devre arasında Beşiktaş'a transfer olduğunda 17 numarayı Lens'in giymesi nedeniyle 71 numarayı tercih etmişti.
Tecrübeli oyuncu yeni sezonda kendisiyle özdeşleşen forma numarasına tekrardan kavuşacak.
Kagawa'nın tercihi belli: Ya Beşiktaş ya Japonya!
Beşiktaş’ta geçen sezon kiralık oynayan yıldızın hedefi La Liga’ydı. Ancak Kagawa, İspanya’dan umduğunu bulamadı. Ülkesinden de teklif alan Samuray, ya Japonya’ya gidecek, ya Kartal’a dönecek.
Kagawa artık yol ayrımına geldi. Geçen sezonun ikinci devresini Beşiktaş’ta kiralık olarak geçiren Japon futbolcunun performansından memnun kalan Siyah-Beyazlılar, 30 yaşındaki oyuncuyu kadrolarında tutmak için teklif yapmıştı. Kagawa ise “La Liga’da oynamak birinci tercihim. İspanya’ya gidemezsem, Beşiktaş’ta devam edebilirim” cevabını vermişti. Geçen sürede Kagawa İspanya’da umduğunu bulamazken, son olarak Celta Vigo kulübü de onunla ilgilenmedikleri konusunda açıklama yaptı.
14 MAÇTA 4 GOL ATIP, 2 ASİST YAPTI
Shinji Kagawa, İspanya defterini kapatırken, şimdi önünde iki alternatif bulunuyor. Yıldız futbolcu her ne kadar Beşiktaş’a dönebileceğini söylese de Japonya’dan da cazip teklifler geldiği öğrenildi. Bunları da değerlendirmeye alan Samuray, ya ülkesine dönecek ya da Başkan Fikret Orman’a verdiği sözü tutarak, “İspanya’ya transferim gerçekleşmedi” diyerek yeniden Siyah-Beyazlı formayı giyecek. Kagawa geçen sezon Beşiktaş’ta 14 karşılaşmada görev yaparken, 4 gol kaydetmiş, 2 de asiste imzasını atmıştı.
Beşiktaş'ta Konoplyanka sesleri! Kısa sürede açıklanacak!
Beşiktaş, 29 yaşındaki Ukraynalı yıldız Konoplyanka ile haziran ayından itaberen yapılan temaslarda sona geldi. Schalke ile ise bonservis konusunda görüşmeler sürüyor. Son nokta koyulmak üzere...Kısa süre içinde açıklama yapılacak...
Transferde, gaza basan Beşiktaş sol kanat için de takviye yapmaya hazırlanıyor. Haziran ayından itibaren Schalke’nin yıldızı Yevhen Konoplyanka ile temaslarını sürdüren ve anlaşma aşamasına gelen Siyah-Beyazlı yöneticiler, bonservis konusunda da Alman ekibi ile yapılan görüşmelere hız verdi. Bundesliga temsilcisi ile yapılan görüşmelerde anlaşma aşamasına gelen Siyah-Beyazlılar’ın kısa süre içinde bir açıklama yapması bekleniyor. Almanya’da 4 milyon euro civarında yıllık ücret alan 29 yaşındaki oyuncunun 3 milyon euro civarında bir rakama Beşiktaş’a imza atması bekleniyor.
654 DAKİKADA SADECE 1 GOL ATTI
Konoplyanka bu sezon Bundesliga’da Schalke formasıyla 13 karşılaşmada sahaya çıktı ve 654 dakika görev aldı. Ukraynalı futbolcu 1 gol attı, 1 asist yaptı. Konoplyanka tüm kulvarlarda ise 21 karşılaşmada 1 gol, 2 asistlik performans sergiledi. Kulübü ile 1 yıl daha sözleşmesi daha bulunan 29 yaşındaki oyuncunun 57 Bundesliga maçında 6 gol, 7 asistlik performansı bulunuyor. Konoplyanka, Ukrayna Milli Takımı’nda ise 82 müsabakada görev aldı. Başarılı futbolcu bu süre içinde 21 gol atarak takımına büyük bir katkı sağlamış oldu.
LENS SATIŞ LİSTESİNE KONULACAK
Beşiktaş’ın, Konoplyanka ile 2 yıllık anlaşma yapması bekleniyor. Ukraynalı yıldızın takıma katılmasıyla birlikte geçtiğimiz sezon performansı ile büyük hayal kırıklığı yaratan Lens ile yollar ayrılacak. Siyah-Beyazlı Yönetim, Hollandalı oyuncuya gelen tüm teklifleri masaya yatıracak. Beşiktaş Teknik Direktörü Abdullah Avcı da Lens’in kamp performansından memnun değil. Hollandalı oyuncunun satışına sıcak bakıyor. F.Bahçe’deki halinden oldukça uzak bir görüntü sergileyen 31 yaşındaki futbolcu, geçtiğimiz sezon protestolara da maruz kalmıştı.
Beşiktaş Marcelo için pusuda bekliyor
Eski stoperi Marcelo’nun Lyon ile yaşadığı sorunu yakından takip eden Beşiktaş, şartların oluşmasını bekliyor.
Beşiktaş'ın eski futbolcusu Marcelo ile Lyon yönetimi arasındaki kriz devam ediyor. Siyah-Beyazlı yönetim bu gelişmeleri ise yakından takip ediyor. Marcelo’nun Lyon’la devam eden 2 yıllık kontratından memnun olduğu ve kalmak istediği öğrenilirken, buna karşılık Lyon ise Brezilyalı futbolcu ile yolları ayırmak istiyor. Lyon yönetiminin ısrarının devam etmesi halinde 32 yaşındaki stoper bu kez gelen teklifl eri değerlendirecek. Eğer deneyimli isim de ayrılmaya karar verirse stoper arayan Beşiktaş, Brezilyalı futbolcu için devreye girecek. Marcelo, yeniden Beşiktaş’ta oynamak istediğini dile getirmişti.
Canlı Maç İzle, Taraftarium 24 İzle, Futbol Cafe TV, Şifresiz Maç İzle

30 Temmuz 2019 Salı Fenerbahçe Haberleri

Fenerbahçe'ye bir forvet daha! Bas Dost...

Vedat Muric’i transfer eden Fenerbahçe bir golcü daha alacak ve işi sağlama bağlayacak.
Kanarya’da öne çıkan isim ise Bas Dost. Portekiz’den gelen haberlere göre Sporting Lizbon’dan ayrılmayı kafasına koyan 30 yaşındaki golcüye en ciddi teklifi Fenerbahçe yaptı. Diğer adaylar Sevilla, Schalke, Bordeaux, Tigres olsa da sarı-lacivertliler bir adım önde görünüyor.

Oyuncu teklife sıcak

Oyuncunun menajeri Günther Neushaus, ciddi anlamda temasa geçen tek kulübün Fenerbahçe olduğunu belirtirken Kanarya’nın satın alma opsiyonu ile kiralama önerisi yaptığı vurgulandı. Daha önce de sarı-lacivertlilerin gündemine gelen Bas Dost teklife sıcak bakarken, Sporting Lizbon’un cevabı bekleniyor. Bas Dost’un Lizbon’da 35 maçta 23 gol, iki asisti var.

Ersun Yanal iki isme de onay verdi! Forvette rota Fransa...

Kanatta da oynayabilen bir forvet almayı planlayan Fenerbahçe yönetimi, PSG’li Moting ve Angers’li Bahoken’le yakından ilgileniyor. Ersun Yanal iki isme de onay verdi.
Vedat Muriç ve Allahyar hamlesi sonrası kadroya bir forvet daha katmak isteyen Fenerbahçe'de rota Fransa'ya döndü... Ersun Yanal'ın raporu sonrası kanatta da oynayabilen hücum oyuncularının üzerinde duran Sarı-Lacivertliler, Ligue 1'de oynayan iki ismi gündemine aldı.
Listenin ilk sırasında PSG formasını giyen Chubo Moting bulunuyor. Diğer isim ise Angers'li Stephane Bahoken... Yönetim bu hafta içinde hem kulüp hem de menajerlerle temasa geçecek.

22 MAÇTA 3 GOL ATTI

Geçen sezon PSG formasıyla Ligue 1'de 22 maça çıkan Moting rakip ağlara 3 gol bıraktı.

Fenerbahçe'de savunma krizi!

Fenerbahçe’de Serdar Aziz sakat... Isla-Dirar hazır değil. Audi kampa eksik giden Fenerbahçe'de göbekte Sadık-Jailson, sağda ise Murat oynayacak.
Fenerbahçe Almanya'da önemli bir sınav verecek. Audi Cup'ta ciddi rakiplerle oynayacak. Bugün Bayern Münih ile karşılaşacak Fenerbahçe'de savunmada önemli eksikler bulunuyor. Serdar Aziz sakat. Stoperde Jailson ve Sadık Çiftpınar'ın oynaması bekleniyor. Sağda ise Isla ve Dirar henüz hazır olmadığı için Murat Sağlam'ın oynaması yüksek ihtimal.

Ali Koç ile Ersun Yanal arasında transfer atışması!

Ersun Yanal, takviyelerin Audi Cup’a yetişmesini bekliyordu, Başkan Ali Koç’tan, “Bahane yok” söylemi geldi, sakatlıklar da gerilimin tuzu biberi oldu. Başkan, 10-15 günde transferi bitirmek için düğmeye bastı.
Fenerbahçe'de bazı transferlerin yetişmemesi, soğuk rüzgarların yeniden ortaya çıkmasına neden oldu. Teknik Direktör Yanal ve Yönetim, Audi Cup’a hazır bir kadroyla gidilmesi yönünde planlarını yapmıştı, ancak aksamalar yaşandı. H.Berlin yenilgisinin ardından Yanal, sakatlardan ve yetişmeyen takviyelerden dolayı memnuniyetsizliğini dile getirmişti. Başkan Koç da divandan, “Kadro iyi, bahane yok” cevabı yollamıştı.

KADROYU OLUŞTURACAK

Stoper için Kolarov, Kjaer, ön libero için de Luiz Gustavo, Mahmut Tekdemir, Fejsa gibi oyuncular konuşuluyordu, fakat 2 ana hat yetişmedi. Ayrıca forvette de Muriç alternatifsiz gözüküyor. Genç Allahyar ve Frey’e de pek umut bağlanmıyor. Ancak Başkan Ali Koç’un, Ersun Yanal’a karşı hala soğuk olduğu yüksek sesle olmasa da konuşuluyor. Başkan Ali Koç, lig başlamadan takviyelerin yetişmesi için bizzat devrede olacak, Yanal’a kadroyu teslim edip, beklemeye geçecek.

Fenerbahçe'nin son gözdesi Ibrahima Sissoko!

Fenerbahçe, Strasbourg’un 1.93 boyundaki 21 yaşındaki ön liberosu Ibrahima Sissoko için nabız yokluyor. Hedef Marsilya’dan Brezilyalı Gustavo ancak Sissoko için de bir girişim yapılacak.
Fenerbahçe'nin hedefinde yeni bir genç var! Marsilya’nın Brezilyalı ön liberosu Luiz Gustavo için Fransa’ya çıkarma yapan Fenerbahçe, Strasbourg’un 21 yaşındaki ön liberosu Ibrahima Sissoko’yu da gündemine aldı. Fenerbahçe, piyasa değeri 6.5 milyon euro olarak gözüken Sissoko’nun kulübü Strasbourg’la temas kuracak. 21 yaşındaki Fransız ön libero; güçlü fiziği, uzun boyu ve tekniğiyle, gelecekte adından pek sık söz ettirecek oyuncular arasında…

STİLİ NZONZİ’YE ÇOK BENZİYOR

S.Brest altyapısından çıkan Sissoko, 2018’in Temmuz’unda 2 milyon euroya Strasbourg’un yolunu tuttu. Sissoko, değerini 6.5 milyon euroya yükseltti. Mali asıllı futbolcu, Fransa Milli Takımı’nın neredeyse tüm yaş kategorilerinde oynadı, A Takım göremedi. 1.93 boyundaki genç orta saha, Roma’da forma giyen 1.96 boyundaki Nzonzi’ye çok benzetiliyor. Brezilyalı Gustavo’daki plan ise farklı. Gustavo, sol bek ve stoperde de oynayabiliyor. Sissoko, stoper oynamaya da uygun. Ve geleceğe yatırım!..

DEĞERİ 20 MİLYON EUROYU GEÇER

Sissoko, geçen sezon Strasbourg formasıyla Ligue 1’de 32 maça çıktı, 3 gol ve 2 asistlik katkı verdi. Bu maçlarda da 23 kez ön libero, 7 kez merkez orta ve 2 kez de defansif sağ kanat olarak görev yaptı. 9 kez sarı kart gören genç yetenek, hiç kırmızı kartlık olmadı. Strasbourg, Ibrahima Sissoko’nun oynamadığı maçlarda savunmada büyük aksaklık yaşadı. Fransız futbol sitelerinde ve forumlarında, birkaç sene içinde oyuncunun değerinin, 20 milyon euroyu geçeceği yorumları yapılıyor.
Canlı Maç İzle, Taraftarium 24 İzle, Futbol Cafe TV, Şifresiz Maç İzle

30 Temmuz 2019 Salı Galatasaray Haberleri

Mevlüt Erdinç'ten flaş Galatasaray hamlesi!

Medipol Başakşehir'de 4. forvet durumuna düşen milli futbolcu menajeri aracılığıyla Galatasaray’a haber yolladı. Transferle ilgili son karar için gözler Terim’e çevrildi.
Forvet ve ön libero transferi için büyük çaba harcayan Galatasaray'da sürpriz bir gelişme yaşandı...
Geçtiğimiz sezon Antalyaspor'da kiralık oynayan ve Başakşehir'e geri dönen Mevlüt Erdinç, Sarı-Kırmızılılar'a haber yolladı.
Son yapılan transferlerin ardından Başakşehir'de 4. forvet durumuna düşen 32 yaşındaki futbolcunun menajeri aracılığıyla Sarı-Kırmızılılar'la temasa geçtiği belirlendi.
Rotasyona yerli forvet transferi düşünen Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim'in vereceği rapora göre Mevlüt konusundaki karar alınacak.
Tecrübeli golcü geçtiğimiz sezonu Antalyaspor'da kiralık olarak geçirmiş ve kırmızı beyazlı forma ile 27 maçta 14 gol ve 3 asistlik bir performans sergilemişti.

Galatasaray maden buldu!

Bonservis bedeli ödenmeden Galatasaray’a kazandırılan Hollandalı yıldız Avusturya’da coştu, coşturdu. Bir diğer yeni transfer Jimmy Durmaz ise diri görüntüsüyle “Göreve hazırım” mesajı verdi.
Galatasaray, 17 Temmuz’da başladığı Avusturya kampını önceki gün tamamladı. 12 günlük süreçte ön plana birçok isim çıktı. Kondisyoner Alberto Bartali’nin özel teknikleri ve çalışmaları, takımı dağ bayır demeden koşturması da kampa damga vurdu ve Cimbom âdeta bir komando eğitiminden geçti. Takımın temposu üst seviyelere çıkarken sürdürülebilir fiziksel güç arttı.

Babel büyük şans

Kampın bir numaralı yıldızı Ryan Babel oldu. Avusturya etabının son bölümünde saçını altın rengine çeviren Hollandalı şu an takım için altın kadar değerli. Galatasaray’a çabuk uyum sağlayan 32 yaşındaki futbolcu hazırlık maçlarında Leipzig’e iki, Bordeaux’ya bir olmak üzere toplam üç gol kaydetti. Sol kanat bölgesine takviye edilen Babel son maçta en uçta santrfor bölgesinde görev yaptı. Babel’in santrforda da başarılı bir performans ortaya koyması Terim’in elini güçlendirdi.

Jimmy piyangosu

Galatasaray’da çok da heyecan oluşturmayan bir transferdi Jimmy Durmaz. Kanat bölgesine alternatif olarak takviye edilen 30 yaşındaki futbolcu gerek merkez orta sahada gerek de kanattaki performansıyla “Bu takımın vazgeçilmezi olabilir” algısını yerleştirdi. Saha içinde sorumluluk alan, duran topların başına geçmekten çekinmeyen Jimmy antrenmanlarda da teknik direktör Terim’in takdirini kazandı. Uyum problemi yaşamadan takıma kısa sürede adapte olması da takım ve kendi adına artısıydı.

Kriz bitti: Emre Mor, Galatasaray'la imzalıyor

Galatasaray'da,Emre Mor'un transferinde tüm sorunlar çözüldü. Emre bu hafta İstanbul’a gelip sezon sonuna kadar sarı kırmızılı kulübe imza atacak.
Galatasaray'ın prensipte anlaştığı Emre Mor, sarı-kırmızılı takıma imza atacak. Menajer sorunu nedeniyle kriz haline gelen transferde Celta Vigo kulübü de G.Saray'dan bonservis bedeli istemişti. Para vermek istemeyen Galatasaray kiralama yolunu tercih etti. 22 yaşınadki oyuncu için para ödenip ödenmeyeceği henüz belli olmadı. Bu hafta İstanbul'a gelecek olan Emre Mor takıma dahil olacak ve idmanlara çıkmaya başlayacak.

Galatasaray'da Nainggolan sürprizi!

Nainggolan, kanser hastası eşinin Cagliari’de yaşamak istemesi nedeniyle tercihini bu yönde kullanacak gibi görünüyor. İtalyan medyası yurt dışına çıkmaları halinde ilk tercihin Galatasaray olacağını yazıyor.
Galatasaray’ın ön libero adayları arasında ilk sırada yer alan, Inter’in dünyaca ünlü yıldızı Radja Nainggolan’ın transferinde çok kritik bir engel var.
Belçikalı orta saha oyuncusunun eşi Claudia, kanser hastalığı nedeniyle tedavi görüyor. Bayan Nainggolan’ın Cagliari’de yaşamak istemesi nedeniyle, 31 yaşındaki futbolcunun da tercihini bu yönde kullanmak istediği öğrenildi.
İtalyan gazetesi Corriere dello Sport’ta yer alan haberde ise Inter’de kadro dışı kalan Nainggolan’ın, kendisine yüksek paralar teklif eden Çin kulüplerine olumsuz yanıt verdiği, yurt dışına çıkarsa Galatasaray’a gideceği yönünde detaylar yer alıyor.
Bunun en önemli sebebi ise oyuncunun Şampiyonlar Ligi’nde forma giymeye devam etmek istemesi. Gazetede ayrıca Cagliari’nin bu transfer için Inter’e kiralama ücreti ödemeyeceği, oyuncuya 1 sezon için 4.5 milyon Euro vereceği ifade edildi.

Galatasaray'da aslar döndü, Feghouli'ye izin!

Avusturya kampında yıldızlarından yoksun bir şekilde çalışmak zorunda kalan Galatasaray’da, asların dönüşü yüzleri güldürdü.
Son olarak Luyindama, Belhanda ve Seri, Florya Metin Oktay Tesisleri’nde özel çalışma yaptı. Afrika Kupası ve Copa America’da forma giyen oyuncuların, Panathinaikos ile cumartesi günü oynanacak özel maçta kadroya dahil edilmeleri bekleniyor. Öte yandan Cezayir Milli Takımı’yla Afrika Kupası’nda şampiyonluk sevinci yaşayan Feghouli’ye, hocası Fatih Terim’in özel izin verdiği öğrenildi.

Galatasaray'ın yeni rakibi Panathinaikos

Galatasaray yeni sezon öncesi dördüncü hazırlık maçını Yunanistan temsilcisi Panathinakios ile oynayacak.
Türk Telekom Stadı’ndaki mücadele 3 Ağustos Cumartesi günü saat 21.00’de başlayacak. Böylece Sarı-Kırmızılılar, taraftarıyla ilk buluşmasını gerçekleştirecek. Galatasaray bu maçın ardından 7 Ağustos’ta Akhisar’la oynanacak Süper Kupa sınavının hazırlıklarına başlayacak.
Canlı Maç İzle, Taraftarium 24 İzle, Futbol Cafe TV, Şifresiz Maç İzle

Türk futbol tarihine geçecek transfer gelişmesi! Lille'den Yusuf Yazıcı'ya 25 milyon euro

Fransız ekibi Lille, Trabzonspor'un genç yıldızı Yusuf Yazıcı için 25 milyon euroluk teklifte bulundu. Bu transfer gerçekleşirse Yusuf Yazıcı, Türk futbol tarihinin en çok bonservis ödenen futbolcusu olan Cenk Tosun'dan unvanını alacak.
Lazio ile amansız bir şekilde Yusuf Yazıcı yarışına giren ve Nicolas Pepe’nin transfer olmasını bekleyen Lille, yıldız futbolcu için Trabzonspor’a 25 milyon Euro teklif etti.

LİLLE 5 TRANSFER YAPTI

Daha önce TFF1.Lig’den Zeki Çelik’i alarak Türkiye’de dikkatleri üzerine çeken Lille, bu sefer süper yıldız Yusuf Yazıcı’ya kancayı takarken, Fransızların bordo mavili ekiple 25 milyon Euro karşılığında el sıkıştığı ve bu transferin bittiği öğrenildi. Geçtiğimiz sezon Lig 1’i 2.sırada bitirerek Şampiyonlar Ligi’nde oynamayı hak kazanan Lille; Mandava, Bradaric, Show, Benjamin Andre, Weah gibi tecrübeli futbolcuları kadrosuna katarken, tecrübeli teknik adam Christophe Galtier’in hedefindeki asıl ismin Yusuf Yazıcı olduğu ifade edildi.
Nicolas Pepe’yi elden çıkarmaya hazırlanan Lille’in yıldız oyuncudan tam 80 milyon Euro gelir elde etmesi bekleniyor.

Trabzonspor'un Avusturya kampı sona erdi

20 Temmuz’dan itibaren ikinci etap kamp çalışmalarını Avusturya'da sürdüren Trabzonspor, Verona ile oynadığı hazırlık maçıyla buradaki 10 günlük kampını tamamladı.
Trabzonspor, Verona ile oynadığı Avusturya'daki son hazırlık karşılaşmanın ardından özel uçakla Trabzon'a döndü. 00.30'da Linz Havalimanı'ndan havalandıktan sonra yaklaşık 3 saatlik yolculuğun ardından 03.30'da Trabzon'a ulaşan bordo-mavililer, 3 günü izin izinli geçirecek ve ardından UEFA Avrupa Ligi 3'üncü Eleme Turu'nda 8 Ağustos Perşembe günü deplasmanda Sparta Prag ile oynayacağı maçın hazırlıklarına başlayacak.

4 HAZIRLIK MAÇI, 12 ANTRENMAN, 1 GÜN İZİN

20 Temmuz'da Avusturya'nın Linz şehrinde 10 günlük kamp gerçekleştiren bordo-mavililer, bu süreçte 12 antrenman antrenman gerçekleştirirken, 4 hazırlık maçı oynadı, 1 günü ise izinli geçirdi. Trabzonspor, Avusturya kampında ilk olarak 22 Temmuz'da Macaristan 2'nci Lig ekiplerinden Szombathelyi Haladas ile karşılaşırken, bu maçı 0-0 eşitlikte tamamladı. 25 Temmuz'da Almanya'nın Hoffenheim takımıyla oynadığı müsabakadan 3-3 beraberlikle ayrılan bordo-mavililer, 27 Temmuz'da kamptaki 3’üncü hazırlık maçında İtalya Seri A ekibi Parma ile karşılaştı ve sahadan 2-2 eşitlikle ayrıldı. Trabzonspor, kamptaki son hazırlık maçında ise İtalya'nın Verona takımı ile karşı karşıya geldi ve bu mücadeleyi 1-1 eşitlikle tamamladı.

EN GOLCÜSÜ YUSUF SARI

Trabzonspor'un Avusturya kampındaki oynadığı 4 hazırlık maçında en fazla golü atan yeni transferlerden kanat oyuncusu Yusuf Sarı oldu. Hoffenheim ve Parma maçlarında birer gol atan Yusuf Sarı, toplamda 2 gol kaydetti. 20 yaşındaki oyuncu, antrenman ve hazırlık maçlarındaki performansının yanı sıra takıma sağladığı uyumla da dikkat çekti.

ANDJUSIC GÖZDEN DÜŞTÜ

Avusturya kampında oynanan 4 hazırlık maçında sadece Macaristan 2'nci Lig ekibi Haladas ile oynanılan ilk maçın 63'üncü dakikasında oyuna giren ve son Verona maçının ilk 45 dakikasında sahada kalan Trabzonspor'un yeni transferlerinden Nemanja Andjusic, teknik heyetin gözüne girmeyi başaramadı. Bosnalı oyuncu, antrenmanlarda da bekleneni veremedi.

FORVET TRANSFERİ KAMPA YETİŞMEDİ

Trabzonspor’da forvet hattında alternatif sıkıntısı yaşanmasına rağmen beklenen transfer Avusturya kampına yetişmedi. İzinli olan Ekuban'ın da kampın son günlerinde takıma katılması ve ayrıca Salih Karvazlı'nın da lisansı çıkmaması nedeniyle teknik direktör Ünal Karaman 3 hazırlık maçında sadece altyapıdan kadroya katılan Muhammet Akpınar ile Koray Kılınç'a görev verebildi. Sonradan kampa dahil olan Ekuban ise son oynanan Verona karşılaşmasında 45 dakika süre aldı.

GENÇLER GÖZE GİRDİ

Trabzonspor’da yeni sezon öncesi kadroya dahil edilen genç oyuncular arasında en çok dikkat çeken Cafer Tosun ve Serkan Asan olurken, diğer genç oyuncuların da performansı beğenildi. Teknik heyetin dikkatini çekmeyi başaran genç oyuncularla ilgili son kararın Trabzon'a döndükten sonra verileceği ifade edildi.
KAMPIN YILDIZI ABDULKADİR PARMAK
Trabzonspor'da Avusturya kampında fizik olarak en diri, en hazır, en çalışkan, en istekli isimlerinin başında orta saha oyuncusu Abdulkadir Parmak yer aldı. Sezonu en erken açan isimlerden olan Abdulkadir Parmak, antrenmanlarda ve hazırlık maçlarında da sergilediği başarılı performans ile dikkat çekmeyi başardı.

BAŞKAN AĞAOĞLU TAKIMI YALNIZ BIRAKMADI

Takımla birlikte Avusturya'ya gelen Trabzonspor Kulübü Başkanı Ahmet Ağaoğlu, kampta olduğu süre içerisinde takımla sürekli iç içe olarak oyunculara ve teknik heyete moral vermeye çalıştı. Antrenmanları da yakından takip eden Ağaoğlu, 26 Temmuz'da Avusturya'dan ayrılarak transfer çalışmaları için İstanbul'a döndü. Kampa 2 gün gecikmeli katılan Futbol Şube Sorumlusu Özer Bayraktar ise kalan günlerde takımın yanında yer alarak kafileyle birlikte Trabzon'a döndü.

TARAFTARLARDAN YOĞUN DESTEK

Trabzonsporlu taraftarlar, Avusturya kampı boyunca hem antrenman hem de hazırlık maçlarına yoğun ilgi göstererek Avusturya'da takımlarını yalnız bırakmadı.

OBI MIKEL TAKIMA DAHİL OLUYOR

Bu arada Afrika Uluslar Kupası'nda mücadele ettiği için ekstra izin yapan ve bu nedenle de Avusturya kampında yer almayan Trabzonspor'un yeni transferlerinden Obi Mikel, takımın Trabzon'daki çalışmalarında kadroya dahil olacak. Dün Trabzon'a gelen Nijeryalı oyuncunun, 2 Ağustos'ta Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri'nde yeniden başlayacak çalışmalara katılacağı belirtildi.

Sturridge için tek aday Trabzonspor!

İngiliz yıldız Sturridge ile pazarlıklarını sürdüren Trabzonspor, en ciddi talip konumunda bulunuyor. Glasgow Rangers ve Celtic'in de istediği Sturridge için sadece Fırtına'nın 2 milyon euro barajına çıkabildiği ve görüşmelerde rakiplerinin bir hayli önünde olduğu öğrenildi.
Önümüzdeki sezon UEFA Avrupa Ligi ve Süper Lig’de hedeflerini en üst sıraya koyan Trabzonspor, kadrosunu kaliteli bir golcü ile güçlendirmek için dört koldan çalışıyor. Kadrosunun büyük bir bölümünü genç oyuncularla güçlendiren ancak John Obi Mikel transferiyle de ses getirmeyi başaran Bordo-Mavili yönetim, şimdi de dünyaca ünlü golcü Daniel Sturridge için bastırıyor. Ahmet Ağaoğlu ve kurmayları, adeta yaklaşık 1 haftadır Türkiye-Amerika arasında mekik dokuyor. Trabzonspor yönetimi, tatilini Boston’da sürdüren İngiliz futbolcu ile sıkı bir pazarlık yapıyor. 29 yaşındaki futbolcu için en ciddi talibin Fırtına olması görüşmelerde Trabzonspor’un elini güçlendiriyor.

Efsane Gerrard istiyor

Futbolculuk kariyerinde Liverpool’da efsaneleşen ve şimdi Glasgow Rangers’ın hocalığını yapan Steven Gerrard’ın yanı sıra İskoç devi Celtic, tecrübeli oyuncuyu istiyor. Ancak bu iki takımın da mali olarak 2 milyon Euro barajına çıkamadığı öğrenildi.
Tüm imkanlar zorlanıyor
Yönetim, Sturridge’e bonuslarla birlikte yıllık 2 milyon Euro önerdi. İngiliz yıldız, 3 milyon Euro artı imza parası istedi. Ahmet Ağaoğlu ve ekibi, başarılı oyuncuyla yaptığı pazarlıklarda büyük aşama kaydetti. Kariyerinde iki Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu bulunan Sturridge için tüm imkanlar zorlanıyor.

Avrupa için son 3 gün!

4 yıl sonra UEFA Avrupa Ligi bileti alan Karadeniz devi, bu sezon bu arenadaki ilk maçına 8 Ağustos’ta Çek ekibi Sparta Prag karşısında çıkacak. Bu nedenle 2 Ağustos’a kadar UEFA’ya kadrosunu bildirmesi gereken Trabzonspor’un transferler için son 3 günü kaldı. Bordo-Mavililer bu transferleri 3 gün içerisinde resmileştiremezse yeni isimler Prag karşısında forma giyemeyecek. Bir üst turda görev yapabilecek.

Trabzonspor Obi Mikel'e kavuştu

Trabzonspor’un kadrosuna kattığı Obi Mikel Trabzon’a geldi.
rabzonspor’un yeni transferi 32 yaşındaki Nijeryalı oyuncu Obi Mikel, akşam saatlerinde Trabzon’a geldi. Afrika Kupası sonrası izinli olarak bordo-mavili kulübün Avusturya kampına katılmayan Obi Mikel, sağlık kontrolünün ardından bordo-mavili takımın çalışmalarına katılacak. Bir grup bordo-mavili taraftar tarafından Trabzon Havalimanı'nda karşılanan Obi Mikel, daha sonra konaklayacağı otele gitti.

Trabzonspor transferi KAP'a şu şekilde bildirmişti:

"Serbest statüde bulunan, Nijerya Milli Takımının kaptanı, Profesyonel Futbolcu John Mikel Obi ile kulübümüze transferi konusunda bir yılı opsiyonlu olmak üzere 2+1 yıllık anlaşma sağlanmıştır.

Anlaşmaya göre oyuncuya;


Canlı Maç İzle, Taraftarium 24 İzle, Justin TV, Şifresiz Maç İzle
submitted by Haberfutbol24 to u/Haberfutbol24 [link] [comments]


2019.02.19 19:57 TurkishAndy Askerde vurulan menenjit aşısı..

Selamın Aleyküm herkese ben Çanakkale'de Jandarma görevinde acemi er'im cuma 08.02.2019 tarihinde askerliğe başlayıp hemen 3 gün sonra yani pazartesi günü aşı için sıraya alındım hergün bütün gücümle yürüyüşlerde komutanlarımın her dediğini yaptım ve onlara kendimi sevdirmeye çalıştım. her neyse konuya gelelim pazartesi olmuş revirde sıraya girdik 2 tane aşı olmaya sıra bana geldi sol kolumdan ve sağ kolumdan iki tane aşı vurulduktan hemen sonra bizi dışarı yolladılar o gün arkadaşlar kolum ağrıyor diyip mızmızlandılar bense hiç birşeyim yok diyip iştimalara katıldım 4. gün sabahına kalktığımda ise çok kötü boğazım şişmiş ateşlendim ve nefes alamıyordum revirciye gittiğimde ise bunu söylediğimde oglum kolun bacağın koparsa gel bize bu şeyler yüzünden revire göndermek için izin istemeyin dediler ama yinede bizi yolladılar bana baktıklarında ise hemen hastaneye göğüs hastalıklarına sevk ettiler çünkü nefes alış verişim çok kötüydü ve gözlerimin altı morarmıştı o gün gittiğimde ise doktor çok geç geldiğimi söyleyip kan almak için aç karnına yarın sabah gel demişti,sanırım 12siydi kiyafetlerimizi aldığımız gün, -30 derecelik palto vermişlerdi yağmur geçirmez fakat terlik istirahatinde olduğum için terlikle beni çavuşum diğer yeni gelen arkadaşlarla birlikte AMFI'ye koşturttu ve AMFI ise 1-2 kilometre arasıydı yagmur yağıyordu o gün ve ayaklarım sırılsıklam oldu hani derler ya sucuk gibi he işte öyle oldum çoraplarım sırılsıklam AMFI'ye girdim ve komutandan üstümdekini çıkartmak için izin istemeye korktum diğer askerlerin önünde azarlamasın diye bayılacak gibiydim acayip terledim ve susuzluktan ağzımın içi ve dudaklarım kurumuştu ayağa kalkıp ismimi soyismimi ve memleketimi söyledikten sonra komutanıma bayılacağımı söylemiştim gözlerim kararmaya başladı ve sesler kulağımda çınlamaya başladı ''OTUR OĞLUM BAYILACAKSAN'' dedi komutanım ve oturduğum gibi kendimden geçtim her yerim tutmaz oldu kafamdan ayaklarıma kadar her yerim uyuşup kitlenmiş beni ambulansla revire götürdüklerinde hemen komutanım bana ne oldu diye sordum bilmiyoruz dediler ve 15-20 dakika boyunca her yerim uyuştu ve kitlendi kollarım havada kaldı yatırdıkları halde önümü göremiyordum buğultulu/sisli gibiydi adeta komutanım su demişim ve önümdeki revirde çalışan çavuşlarmış önümü göremediğimden saygısızlık olmasın diye ''Komutanım'' dedim bana su verdiler ve bana hemen oksijen maskesi taktılar bütün oksijen tankını/tüpünü bitirdim ve anca kendime gelmeye başladım uyuşma yavaş yavaş çözülüyordu kan şekerimi ölçmek için sol işaret parmağıma bir iğne batırdılar ve şekerim normal çıktığı halde bana recel türü birşey verdiler tatlı olarak onu yedim ve biraz kendime geldim koguşuma gidip yattım 13.'de gece yine nefes alamıyordum ateşliydim ve tekrar revire beni, bana bakan Albay çağırtmıştı orda da biraz yatarken piskolog/rehber veren bir bayanın yanına yolladılar beni ve konuştuk durduk yere ağlamaya başladım sanki üzerimde çok yük varmış gibi ama atamamışım gibi fakat hiç birşeyim yoktu sadece param biraz azaldığını anneme anlatmıştım ve o da oğlum bende de yok gönderemem dediğinde sanırım ona üzüldüğümü söyledim ordan cıkınca da 14.ünde sabah 01:22 sıralarında çok fenalaştım ve nefes alamıyordum karanlıkta pencere arıyordum nefes almak için mecbur arkadaşlar soguktan rahatsız olmasın diye koğuşumdan koridora çıktım. Ayaklarım bacaklarım ve kaval kemiğime kadar ağrı işlemişti adeta ayaklarımdan ameliyat olmuşum oraya platin takmışlar ve o ete ve kemiğe sürtüp ağrı veriyormuş gibi bir hissti toplasan yarım saat uykuyla duruyordum tekrar sabah iştimasından sonra revire gittim durumu anlattım ve hastaneye sevk için çıktım yola hastanede kan verdikten hemen sonra göğüsümden röntgen çekilmesi için içeri girdim kan testi ve röntgen sonucu geldiğinde 2 sayfa dolusu yazı toplasan kanda 25-30 tane bişey çıkmış yanlarında H ve L yazılı (ne olduğunu bilmiyorum) doktorun yanına gidip girdiğimde odasına ise 10 günlük rapor ve 4 tane içilecek ilaç yazmıştı bişey söylemeden cıktım birliğe tekrar ulaştığımda revirdeki komutanlarım bana ilaçları verdiğinde sende astım ve bronşit (KOAH) var dediler ve daha tanınmadık hastalıklar gözüküyor bende hiç ne astım ne de bir hastalık vardı şimdi ise kendimi sanki bir ay içinde ölcekmişim gibi hissediyorum eve gitmek için hava değişimi raporu yazdılar fakat toplam 6 gün 1 gün de yol desek.. ve beni perişan halde bıraktılar sabahına girdim ve komutandan hava değişimi raporunu almak istediğimde alayı komutanının imzası bekleniyor dedi sabah 8'den beri bekledim ve akşam üstü tam koğuş yatağıma gitmiştim ve uzandığımda belki imzalamaz diye derken odaya acemi er'lerden biri dalıp seni aşağıdan çağırıyorlar dediler ve gittiğimde çavuşlardan biri bana tutanak kağıdı imzalattı ve hemen kapıya götürttüler üstümde 40 lira para var ve komutanlarımdan yada arkadaşlarımdan borç para isteyecektim ona da izin vermediler kolupdan tutup kapıya götürmüşlerdi ve 16:50'de beni dışarı attılar çaresizce bende ne yapıcağımı bilmeden bizim izmirde 5'te genelde ptt'nin kapandığını bildiğimden mağdur durumda kaldım ve piskolojim acayip çöktü nerdeyse ağlıyacak şekildeydim hem hasta hemde yol parasızdım otobus durağına gittiğimde bir abla gördüm 40-50 yaşları arasında mağdur olduğumu söyledim ve ptt'nin açık olup olmadığını sordum. Duraktaki Abla: Burdaki ptt kapalı Ben: Başka ptt varmıdır? Abla: 6 buçukta kapanıyor sanırım bir tane. benim de param pek yoktu 40 lira dediğim gibi 2 tane yirmilik vardı ve otobuslerde sadece kart/akbil geçerliymiş abla da dedi ki ben sana basayım sen git Truva atının oraya gelmeden önceki durak'ta in karakolun arkasında bende yol bilmediğimi söylemedim neyse tamda otobus gelmişti abla basıcaktı kartında yoktu fakat rica etmişti otobüsü süren bayandan çocuk asker dedi parası yokmuş yardımcı olun lütfen dedi ve bende elimde 2 ağır poşet ve bir sırt çantasıyla şöför bayana baktım geç arkaya dedi, duraktaki abla da ben de seninle geleyim oraya kadar götürürüm seni dedi, piskolojim hala bozuktu ya yatırmamışlarsa yol parası diye sürekli kafamın etini yemeye başladım kendi kendime söylenip durdum içimden ve hasta halimle stresten yere bayılcakmışım gibi hissettim indiğimizde ise abla bana benimde oglum askerde eğer bir şeye ihtiyacın olursa para felan vereyim dedi ben de kendi adamlığıma yedirtemediğimden yok ablacım çok sağol sen elinden geleni yaptın zaten dedim eğer para çekemezsen numaramı vereyim diyip ısrar etti bende numarasını yazıp kaydettiğimi söyledim ordan ayrıldık ve ptt'ye gittim açıktı, ve bir an için rahatladım fakat sıra almaya gittiğimde ise tekrar aklıma ya yol parası yatmadıysa diyip tekrar strese girdim sıramın gelmesini bekledim ve geldiğinde ptt'deki çalışan bayan sordu: Askerlik yol parası mı diyince evet dedim kimlik sordu verdim bende sonra hemen ardından arkadaki fax/printer makinesinden ses geldiğini duyunca rahatladım, abla önüme 93 lira koydu hemen alıp cıktım ordan ve otobus duragına geri gittim otogara gitmek için binip indikten hemen sonra otogarda çalışan bir adam IZMIR varmı izmir arabası kalkıyor dediğinde ise bende hemen içeri koşup nerede ödiyecem dedim koş arabada ödersin dedi girdim ve saat 18:00 olmuştu izmirde ise 11:40 geçe menemen'de indim ve ordan otobuse binip evime geldim.
Demek istediğim askerde hasta olsanda yalancı yerine koyuyorlar taa ki hastaneye gidip durumun belli olana kadar ve eğer ki bağışıklık sisteminiz güçlü olmayıpta size menenjit aşısı vururlarsa herhangi bir hastalık olursa kendinizi hemen revire baktırtın yoksa daha da kötü duruma düşebilirsiniz.. Vurdukları aşı zehirle bire bir, ha zehir vermişsin ha menenjit iğnesi vurmuşsun ikiside vucuda zararlı..
Okuyan herkese Saygılarımı sevgilerimi sunarım Abilerimin ablalarımın ellerinden öpüyorum kardeşlerimin de gözlerinden. Izmir'den selamlar.
submitted by TurkishAndy to Turkey [link] [comments]


2019.02.16 23:22 avcilaresc Anal Escort Sisli Sohbet //20

Anal Escort Sisli Sohbet //20
Eğer güzel Anal Escort Sisli bir sohbet ortamına girecek ve dikkat çekmek yiyorsanız lütfen cırtlak çizgili şeylerdir. Giymeyi pastel renkler giyim Bakın bu Sakin tondur Sen bir atmış şov yapıyorsun orada bir sorun yapıyorsun. Tamam mı İyi o da olmazsa ne kadar sade renk yersen Ellerin onun önünde o kadar rahat belli olur. Genelde siyah diğerler Anal Escort Sisli yaşa Bilmem ki… Konuşmasında ellerin sevgiliye binmek için elleri ön plana çıksın.

anal escort sisli
Beni de gel al etek renkli görürsünüz ya üstünde bugüne kadar deli gibi çizgili manyak bir kere içiyoruz. Muhabbet açan gömlekleri kullanmanız lazım hayırlı konu kapatmayı biri size bir şey sordu. Evet sen de sohbet Anal Escort Sisli ediyoruz sürekli evet hayır diyorsun şey var. Yapmayın böyle şeyler yani bir şey soruldu top sana gel konuş başkasına sektir. Çok basit lütfen Mümkünse Sohbetiniz esnasında Elinizde bir şey olmasın Restoran otursun kürdanla oynat. Peçeteyle oynat tesbihle oyunlar stres çarkı ile oynarmış ile oynar. Oyunumu Aga O ellerin rahat dursun ellerin lütfen masanın üzerinde ve karşı tarafa dönük Olsun dinle bu seni dinliyorum.

Anal Escort Şişli Demek Söz Hakkı

Demek bu söz hakkı bende demektir. Bak sende bende sende bende avucumun içini görüyorsan sen konuş yoksa ben konuşayım. İnsanlara bunu konuşurken birkaç defa yaparsan terbiye edersin ve geldik.
Muhabbetin son kısımda muhabbet ederken asla kullanmanız gereken cümle kalırım. Asla bir bak yemin ediyorum inan bana bu tür yemini teminat cümle kalıpları kullanmayın. İnsanlar Senin yalancı olduğunu hemen anlar.
Yalancısınız da çünkü Niye Anal Escort Sisli ediyorsun ki…

submitted by avcilaresc to u/avcilaresc [link] [comments]


2018.10.31 19:12 throwmefaway Arı Filmi Senaryosu

. Bilinen tüm havacılık kurallarına göre. bir arının uçabilmesi mümkün değildir . Kanatları şişko ufak vücudunu yerden kaldırmak için çok küçüktür . Arılar her şeye rağmen uçar. çünkü arılar insanların imkansız dedikleri şeyleri takmaz . Sarı siyah. Sarı siyah. Sarı siyah . Aaa siyah ve sarı! Haydi bugün biraz farklı takılalım . BAL. Barry! Kahvaltı hazır! Geliyorum! Bir saniye bekle . Alo? Barry? Adam? Bu olaya inanabiliyor musun? İnanamıyorum. Geçerken alırım seni . Çakı gibiyim . Merdivenleri kullan. Baban onlara dünyanın parasını verdi . Çok heyecanlıyım . Mezunumuz da geldi. Seninle gurur duyuyoruz oğlum . Notların da harika . Çok gurur duyuyoruz . Anne! Şekil yaptım o kadar ya . Üstün tüylenmiş. Ah! Beni yoluyorsun! El salla! 'ninci sırada olacağız. Hoşça kalın! Barry sana ne dedim? Evde uçmak yok! Merhaba Adam. Selam Barry . Tüy jölesi mi bu? Biraz. Bugün özel bir gün . Başaramam sanıyordum . Üç gün ilkokul üç gün lise . Lise günleri korkunçtu . Üç gün üniversite. İyi ki bir gün ara verip otostopla kovanı dolaşmışım . Döndüğünde farklı biriydin . Merhaba Barry. Artie bıyık mı bıraktın? Yakışmış . Frankie'yi duydun mu? Duydum . Cenazesine gidecek misin? Hayır gitmeyeceğim . Birini sokarsan ölürsün . Bu hakkını da bir sincapta kullanmazsın. Asabi herif . Yoldan çekilmeyi akıl edebilirdi . Yollarımızdaki bu lunapark uygulamasını çok seviyorum . Tatile ihtiyaç duymamamızın nedeni de bu . Vay be çok heyecanlı. Yani bu koşullar altında . Adam bugün erkek oluyoruz. Aynen! Arı beyler. Süper! Yaşasın! Öğrenciler fakülte ve değerli arı mensupları. karşınızda dekanımız Sayın Vızvızoğlu . Hoş geldiniz güzide Kovan Şehri'mizin sevgili. MEZUNLARI. mezunları . Mezuniyet törenimiz sona ermiştir . BALYAP şirketindeki kariyeriniz başlamış bulunmaktadır! İşimizi bugün mü seçeceğiz? Sadece eğitim dönemi diye duydum . Dikkat! İşte başlıyor . Lütfen ellerinizi ve antenlerinizi her zaman vagonun içinde tutunuz . TEBRİKLER İYİ ŞANSLAR. Acaba nasıl olacak? Biraz ürkütücü . Balyap'a hoş geldiniz Balsan Şirketi'nin. ve Baltıgen Şirketler Grubu'nun bir parçası . İşte bu! Vay canına . Vay canına . Siz arılar ömrünüz boyunca çok çalışacağınız. bu noktaya gelebilmek için bir ömür boyu çabaladınız . Bal gözüpek Polen Gücü ekibinin kovanımıza getirdiği nektarla başlar . Çok gizli formülümüz. renklendirilip koku ayarı ve baloncuk ayrıştırma işlemi yapılarak. altın gibi parıldayan. tatlı şuruba dönüşmesiyle oluşur ki biz buna. Bal deriz! Çok seksi. O benim kuzenim! Öyle mi? Hepimiz kuzeniz . Haklısın. Balyap arı halkının varlığının. her açıdan korunması için durmaksızın çabalar . Bu arılar yeni kasklarımızın dayanıklılık testini yapıyorlar . Ne kadar kazanıyor acaba? Ne kadar alsa az . Ve işte en son icadımız Krelman . Ne işe yarıyor bu? Balı döktükten sonra. kenarda kalanları toplar. Milyonlar kazandırıyor bize . Krelman'da çalışmak mümkün mü? Tabii ki. Birçok arı işi küçük işlerdir. Ancak arılar bilir ki. her iş küçük de olsa eğer iyi yapılıyorsa çok önemlidir . Fakat mesleğinizi dikkatli seçin. çünkü seçmiş olduğunuz meslekte ömrünüzün sonuna kadar kalacaksınız . Ömrümün sonuna kadar aynı işi mi yapacağım? Bunu bilmiyordum . Ne fark eder ki? Şunu bilmek sizi çok mutlu edecektir arı halkı tam milyon yıl boyunca. bir gün bile izin yapmamıştır . Ölümüne mi çalıştıracaksınız bizi? Deneyeceğiz . Balyap. Vay be! Aklımı başımdan aldı! "Ne fark eder ki?" Nasıl böyle bir şey dersin? Sonsuza dek bir tek iş. Bu yapılabilecek en çılgınca seçim . Ben rahatladım. Hayatımızda tek seçim yapacağız . Nasıl olur da bunu bize söylemezler? Barry neden her şeyi sorguluyorsun? Biz arıyız . Yeryüzünün en mükemmel işleyen topluluğuyuz . Burada her şeyin biraz fazla iyi işlediği hiç mi aklına gelmiyor? Bana bir örnek ver . Ne bileyim ben ama neden bahsettiğimi biliyorsun . Kapıyı boşaltın. "Kraliyet Balözü Kuvvetleri" inişe geçiyor . Dur bir dakika . Hey bunlar Polen Gücü! Vay canına . Hiç bu kadar yakından görmemiştim . Kovanın dışını biliyorlar . Ama bazıları geri dönmüyor . Selam! Merhaba Polenciler! Nektar. Harikaydınız beyler! Sizler canavarsınız! Göklerin kralısınız! Bayılıyorum size! Acaba neredeydiler. Bilmem . Onların günleri planlı değil . Kovanın dışında nerelere gidip neler yapıyorlar kim bilir? Pat diye Polen Gücü'ne katılamazsın. Ona göre yetiştirilmelisin . Haklısın . İkimizin ömür boyu göremeyeceği kadar polen var burada . Alt tarafı bir itibar göstergesi. Arılar bunu biraz fazla önemsiyor . Belki. Üzerinde varsa ve kızlar bunu görüyorsa işler değişir . Şu kızlar mı? Onlar da kuzenimiz değil mi peki? Uzaktan. Uzaktan . Şu ikisine bakın . İki tane kovan miskini. Şunlarla biraz dalga geçelim . Polen Gücü'nde olmak tehlikeli olmalı . Evet. Bir keresinde bir ayı beni bir mantara sıkıştırdı . Bir pençesi boğazımdaydı. Diğeriyle sağlı sollu tokatlatıp duruyordu beni! Vay canına! Yenebileceğimi tahmin etmezdim . Bunlar olurken sen ne yapıyordun? Yetkililere haber veriyordum . İmzalayabilirim . Bugün dışarısı sarstı değil mi beyler? Evet . Yarın buradan km. Uzaklıktaki ayçiçeği tarlalarına gidiyoruz . kilometre mi? Barry! Bizim için kısa mesafe ama belki sana uygun değildir . Belki de uygundur. Hayır değildir! J Kapısından sıfır dokuz sıfır sıfır'da kalkıyoruz . Ne dersin vızvız çocuk? Yeterince güçlü müsün? Olabilirim. Sıfır dokuz sıfır sıfır'ın ne demek olduğuna bağlı . Hey Balyap! Beni korkuttun baba . Hangi işi istediğine karar verebildin mi? Bir sürü seçenek var. Ama sadece birini seçebilirsin . Her gün aynı işi yapmaktan sıkıldığın oldu mu hiç? Karıştırmanın ne olduğunu anlatayım . Sopayı tutarsın şöyle bir gezdirirsin güzelce karıştırırsın . Bir ritim tutturursun kendine. Çok güzel bir şeydir . Düşünüyorum da. belki de bu bal alemi bana göre değildir . Ne düşünüyordun baloncu olmayı mı? İğnesi olan biri için kötü bir meslek . Janet oğlun bal işine girmek istediğinden emin değilmiş! Barry bazen çok komik oluyorsun. Olmaya çalışmıyorum . Bal işine giriyorsun. Oğlumuz Karıştırıcı olacak! Karıştırıcı mı olacaksın? Kimse beni dinlemiyor! Senin için özel sopalarım var . Şu anda ne istersem söyleyebilirim. Dövme yaptıracağım! Haydi taze bir bal açıp bunu kutlayalım! Belki burnuma da küpe taktırırım. Antenlerimi kazıtırım . Bir çekirgeyle çıkarım. Altın diş taktırıp önüme gelene "kanka" derim! Gurur duyuyorum . Bugün işe başlıyoruz! Büyük gün . Haydi! Bütün iyi işleri kaptıracağız . Evet. Tabii . Polen Sayma Dublör Arı Boşaltma Karıştırıcı Danışma Masası Saç. Hala boş mu? İki kişi kaldı! ÇERÇÖP TOPLAMA. Ve bir tanesi de sen oldun! Hangisini aldın? Çerçöp toplama . Vay canına! Çaylak mısınız? Evet efendim! İlk günümüz! Hazırız! Seçiminizi yapın . İstersen sen başla. Hayır sen . Tanrım. Neler müsait acaba? Tuvalet görevlisi her zaman açık ama düşündüğün nedenden değil . Krelman olabilir mi? Elbette. Krelman senin . KRELMAN DOLU. Üzgünüm az önce dolmuş . Balmumu tamiri açık . Krelman tekrar açıldı . Ne oldu? Bir arı öldüğünde onun yeri açılır. Gördün mü? Ölmüş. Ölü. Bir ölü daha . Bu da ölü. Ölümcül ölü. İki ölü daha . Baş üstü ölü. Baş altı ölü. Hayat böyle! Bu çok zor! Isıtma Soğutma Dublör Arı Boşaltıcı Karıştırıcı. Uğultucu Tuvalet Müfettişi İplik Koordinatörü Şerit Amiri. Larva terbiyecisi. Barry sence hangisini Barry? Barry! Pekâlâ dokuzuncu bölgede bir ayçiçeği tarlası bulunuyor. Neredesin? Dışarı çıkacağım. Nereye dışarı? Kovandan dışarı. Olmaz! Ömrümün sonuna kadar çalışmadan önce buna mecburum . Öleceksin! Delirmişsin sen! Biri arıyor . Eğer kendini cesur hisseden varsa . Caddedeki çiçekçiye. yeni güller gelecek bugün . Selam millet . Şuna bakın. Bu dün gördüğümüz çocuk değil mi? Kalkış pistine girmek yasak evlat . Sorun yok Lou. Bizimle gelecek bugün . Ballı çocuk seni . Burayı imzala burayı. Şuraya da paraf at . Teşekkürler. Tamam . Bugün yağmur ihbarı aldık ve. hepinizin bildiğiniz üzere arılar yağmurda uçamaz . O yüzden dikkatli olun. Ve her zamanki gibi süpürgelere. terliklere köpeklere kuşlara ve ayılara dikkat edin . Bazı evlerde üzerimize enerji içeceği döküldüğü rapor edildi . Murphy bu yüzden şu an revirde ve çekirge gibi durmadan zıplıyor! Bu korkunç. Kuralı hatırlatayım. kesinlikle insanlarla konuşmak yok! Pekâlâ kalkış pozisyonu! Vızz vızz vızz vızz! Vızz vızz vızz vızz! Vızz vızz vızz! Siyahla Sarı! Alemin Kralı! Hazır mısın Cesur Çocuk? Evet. Tabii ki . Rüzgar Tamam . Telsizler Tamam. Balözü takım Tamam . Kanatlar Tamam. İğne Tamam . Altına kaçıranlar Tamam . Pekâlâ kızlar. haydi kalkıyoruz! Sömürün o sardunyaları çizgili canavarlarım! Emrediyorum kurutun o çiçekleri! Vay canına! Dışarıdayım! Kovandan çıktığıma inanamıyorum! Ne kadar da mavi . Hızlı ve özgür hissediyorum kendimi! Uçurtma! Vay be! Çiçekler! Burası Mavi Lider. Güllerle görsel temas var . derece dönün . Güller! derece tamam. Dönüyoruz . Kenara çekil ufaklık. Geri tepebilir . Nektar. İşte buna "Nektar Toplar" denir . Polenleme görmüş müydün hiç? Hayır efendim . Buradan biraz polen alıp şuralara serpiyorum. Biraz da buraya. bir tutam da şuraya. Biraz sihir gibi . Bu inanılmaz. Peki niye yapıyoruz bunu? Polen gücü. Ne kadar polen o kadar çiçek o kadar balözü o kadar bal . Harika . Parlak bir sarılık görüyorum. Papatyalar olabilir . Ben de gördüm tamam . Durun. Çiçeklerden biri hareket ediyor . Tekrar et. Hareket eden bir çiçek mi rapor ediyorsun? Olumlu . O top içerdeydi! En güzeli bu. Nedir bu? Bilmiyorum ama bu renge bayılıyorum . Güzel kokuyor. Çiçek gibi değil ama hoşuma gitti . Evet tüylü . Kimyasal da . Dikkatli olun çocuklar. Biraz yapışkan . Arı Maya aşkına! Mankafa buraya gel çabuk! Eyvah! Çocuklar! Bu hiç iyi değil . Olumlu . Ucuz kurtulduk . Canım yanacak . Ana kuzusu . Pozisyonunu kaybettin çaylak! Füze gibi geri yollayacağım sana! Yardım edin! Galiba bunlar çiçek değil . Ona söyleyelim mi? Bence biliyor . Bu da nesi? Maç sayısı! Toparlanmaya başlasan iyi olur tatlım çünkü birazdan kafana yiyeceksin! İmdat! KLİMA KONTROL. İğrenç . Arabada arı var! Bir şey yap! Direksiyondayım! Merhaba Arı. Arkaya geldi! Beni sokacak şimdi! Kimse kıpırdamasın! Kıpırdamazsanız hiçbirimizi sokmaz. Kıpırdamayın! Göz kırptı! Sprey sık ona! Ne yapıyorsun? Vay. Dışarıdaki gerginlik katsayısı inanılmaz . Eve dönmeliyim . Yağmurda uçamam . Yağmurda uçamam . Yağmurda uçamam . İmdat! İmdat! Arı düşüyor! Ken pencereyi kapatır mısın? Yeni hazırladığım özgeçmişime bak. Katlanabilir bir broşür seklinde . Gördün mü? Katlanıyor . Oh hayır gene insanlar. Yeter artık ama . Bu da ne böyle? Bu kez olacak. Bu kez. Bu kez. Bu kez! Perde! Şeytani bir şey bu . Harika oldu. Tüm özel yeteneklerim. hatta en sevdiğim on film bile var . İlki hangisi? "Yıldız Savaşları mı"? Hayır Ben sevmiyorum öyle. filmleri . Konuşmamıza neden izin verilmediği belli. Delirmiş bunlar . İş görüşmesine gittiğimde şaşırıyorlar. Söylediklerime inanamıyorlar . İşte güneş orada. Belki oradan çıkabilirim . Güneşin üstünde yazıyor muydu? Küresel ısınmayı ben tahmin etmiştim . Sıcaklığı hissediyordum ama önceleri benim ateşim sandım . Hey! Dur! Arı! Geri çekilin. Kışlık bot bunlar . Dur! Öldürme onu! Arılara alerjim var. Bu arı beni öldürebilir! Onun hayatı neden seninkinden değersiz olsun? Onun hayatı niye benimkinden değersiz? Söyleyeceğin bu mu? Her hayatın bir anlamı var. Onun neler hissedebileceğini bilmiyorsun . Broşürüm! Haydi bakalım ufaklık . Korktuğumu sanmayın. Alerjim var . Özgeçmişine bunu da yaz . Yüzüm balon gibi şişebilirdi . Bunu da "özel yeteneklerine" eklersin . Birini bir yumrukta indirmek de özel bir yetenek . Hoşça kal Vanessa. Teşekkürler . Vanessa haftaya yoğurt yemeye? Tabii Ken. Nasıl istersen . Üzerine keçiboynuzu koyabilirsin. Güle güle . Kalorisi daha azmış. Güle güle . Bir şey söylemeliyim . Hayatımı kurtardı. Bir şey söylemeliyim . Haydi bakalım . ARIGE DİYET TON. Olmaz . Ne diyeceğim? Başım belaya girebilir . Arı yasası. Bir insanla konuşamazsın . Bunu yaptığıma inanamıyorum . Yapmalıyım . Yapamam. Haydi ama! Yapamam. Haydi ama! Yap şunu. Yapamam . Lafa nasıl gireceğim? "Jazz sever misin?" İyi fikir değil . İşte geliyor! Konuşsana salak! Merhaba! Affedersin . Konuşuyorsun. Biliyorum . Konuşuyorsun! Çok özür dilerim . Önemli değil. Rüya görüyorum. ama yatağa gittiğimi hatırlamıyorum . Eminim bu biraz sinir bozucudur . Benim için sürpriz oldu. Yani sen bir arısın! Ben bir arıyım. Aslında bunu yapmamalıydım ama. beni öldürmeye çalıştılar . Sen olmasaydın. Sana teşekkür etmeliydim. Ben böyle yetiştirildim . Bu biraz garip oldu . Bir arıyla konuşuyorum. Evet . Bir arıyla konuşuyorum. Ve bir arı benimle konuşuyor! Minnettar olduğumu söylemek istedim. Gideyim artık . Bekle! Bunu yapmayı nerede öğrendin? Neyi? Konuşma olayını . Senin öğrendiğin gibi. "Anne. Baba. Bal" Öyle başladım . Bu gerçekten komik. Evet . Evet. Arılar komiktir. Gülmüyorsak ağlarız böyle başa çıkıyoruz hayatla . Neyse . Acaba. bir şey içer miydin? Ne gibi? Bilmem. Belki Kahve? Sana zahmet vermek istemem . Ne zahmeti canım. İki dakikamı alır . Alt tarafı kahve. Zahmet olmasın . Saçmalama lütfen! Aslında bir fincan alırım . Romlu kek de ister misin? Almasam. Bir parça al . Yok almayayım. Haydi ama! Birkaç mikrogram vermeye çalışıyorum da . Nerede? Çizgiler şişman gösteriyor . Harika görünüyorsun! Modadan anlıyor musun emin değilim . Sen iyi misin? Hayır . Kravatını takside bağlayıp uçarak gitmiş Manhattan'a . Sonunda oraya varmış . Kilisenin merdivenlerini koşarak çıkmış. Düğün başlamış bile . Sonra da demiş ki "Mısır mı?" Ben de "Mısırlı" dedin sanmıştım . "Bir mısırla neden evleneyim ki?". Arı fıkrası mı bu? Biz arılara ait bir tarz bu . Evet farklı . Peki ne yapacaksın Barry? İş konusunda mı? Bilmiyorum . Kovandaki görevimi yapmak istiyorum ama onların istediği şekilde değil . Ne hissettiğini anlıyorum . Öyle mi? Elbette . Ailem avukat ya da doktor olmamı istiyordu. Ben çiçekçi olmak istedim . Sahi mi? Benim bütün hayatım çiçekler . Yeni kraliçemiz de aynı slogan sayesinde seçildi . Neyse şuraya bakarsan. benim kovanım tam şurada. Görüyor musun? Sen Central Park'ta yaşıyorsun! Evet! Kaplumbağa Köprüsü'nün yanında! Biliyorum orayı. Orada ayağıma taktığım yüzüğümü kaybetmiştim . Neden kızlar ayağına yüzük takar? Niye takmasınlar? Dizine şapka takmak gibi bir şey bu. Bunu bir denemeliyim . İyi misiniz bayan? Evet. İyiyim . Öyle iki kahve birden içeyim dedim! Her neyse bu harika oldu. Kahve için teşekkür ederim . Önemli değil . Özür dilerim bitiremedim. Bitirseydim ömür boyu uyuyamazdım . Sen ee. Bir parça yanıma alabilir miyim? Tabii! Haydi bir kırıntı al . Teşekkürler! Bir şey değil . Pekâlâ o zaman ee sanırım görüşürüz . Ya da görüşmeyiz . Tamam Barry . Ve tekrar çok teşekkür ederim. Hayatımı kurtardın . Hiç önemi yok . Önemsiz değildi ama Her neyse. DENEY SÜRECİ DEVAM EDİYOR. KASIRGADAN KURTULMA DENEYİ. Bu işe yaramayacak . Hazır. Deneyebiliriz . Pekâlâ Dave paraşütü çek . İnanılmazmış. İnanılmazdı! Hayatımın en korkunç en mutlu günüydü . İnsanlarla olduğuna inanamıyorum! Korkunç dev insanlar! Nasıllardı? Büyük ve deli. Deli gibi konuşuyorlar . Deli gibi yiyorlar. Deli gibi kullanıyorlar . Öldürmeye çalıştılar mı seni? Bazıları evet ama bazıları değil . Nasıl döndün? Kanişe bindim . Gittin ve buna sevindim. Ne görmek istiyorsan gördün. ve çok istediğin "tecrübeyi" yaşadın. Artık işini seçip normal olabilirsin . Ama Ama? Biriyle tanıştım . Biriyle mi tanıştın? Arıgillerden mi peki? Eşek arısı mı? Annenler seni öldürür! Hayır . Örümcek mi? Örümceklerden hoşlanmıyorum . Biliyorum seksiler sekiz bacakları var . Ama yüzleri çok çirkin . Kim peki? O bir ee insan . Hayır hayır. Arı yasası bu. Bunu da çiğnemiş olamazsın . Adı Vanessa. Tanrım . O kadar güzel ki. Üstelik çiçekçi! Olamaz! Çiçekçi bir insanla çıkıyorsun! Çıkmıyoruz . Kovandan dışarı uçuyorsun. Ellerinde tazyikli hortumlar maytaplarla. evlerimize saldıran insanlarla konuşuyorsun. Dinamitten farkı yok! Hayatımı kurtardı! Üstelik beni anlıyor . Bu iş bitecek! Ye şunu . Bu iş bitmeyecek! Neydi bu? Buna kırıntı diyorlar. Bu ne güzeller güzeli bir şey! Üstelik bu yedikleri değil. Yediklerinden yere dökülenler! Cinnabon ne biliyor musun? Hayır . Ekmeği tarçını şekeri alıyorlar. Üçünü birden iyice. Otur şuraya! ısıtıyorlar! Beni iyi dinle! Biz onlar değiliz! Biz biziz. Biz ve onlar! Evet ama arzu dolu bu kalbi kimse görmeyecek mi? Arzulamak yok. Bırak arzulamayı . Artık biraz arı gibi düşün dostum. Arı gibi düşün! Arı gibi düşün. Arı gibi düşün . Arı gibi düşün! Arı gibi düşün! Arı gibi düşün! İşte orada havuza girmiş . Senin sorunun ne biliyor musun? Arı gibi düşünmeye mi başlamalıyım? Daha ne kadar devam edecek bu? Üç gün oldu! Niye hala çalışmıyorsun? Hayatımla ilgili almam gereken önemli kararlar var . Ne hayatı? Bir hayatın yok ki! İşin yok. Sadece bir arısın işte! Biraz bal yapsan ölür müsün? Barry çık havuzdan. Baban seninle konuşuyor . Martin konuş onunla . Barry seninle konuşuyorum! Geliyor musun? Her şeyi aldın mı? Her şey hazır! Sen önden git. Ben yetişirim . Çok geç kalma . Bak şimdi! Vanessa! Hala buradayız. Sana ona bağırma demiştim . Bağırdığın zaman cevap vermiyor sana! Sen niye bağırıyorsun? Çünkü dinlemiyorsun . Bunu dinlemeyeceğim . Çıkmalıyım . Nereye gidiyorsun? Arkadaşımla buluşacağım . Bir kızla mı? Bu yüzden mi karar veremiyorsun? Görüşürüz . Umarım kız Arıgillerdendir . VANESSA'NIN ÇİÇEKÇİSİ. Her yıl Pasadena'da çiçeklerle dolu bir geçit töreni mi yapıyorlar? Güller Turnuvası'nda olmak her çiçekçinin hayalidir! Arabanın üstündesin. Her yer çiçek dolu. İnsanlar seni alkışlıyor . Bir turnuva. Güller spor müsabakalarına katılabiliyor mu? Hayır. Pekâlâ sıra bende. Nasıl oluyor da her yere uçamıyorsun? Yorucu oluyor. Sen niye her yere koşmuyorsun? Daha hızlı değil mi? Tamam anladım. Sıra sende . Video. Televizyonda o an ne varsa kaydediyor mu? Bu çılgınlık! Sizde onlardan yok mu? Bizde Osteo var ama bir hastalık bu. Hem de korkunç bir hastalık . Olamaz . Aptal arılar! Eminim sokmak istiyorsundur böyle salakları . Aslında sokmamaya çalışıyoruz. Bizim için çok tehlikeli . Yani sürekli sinirlerine hakim olmalısın . Hem de çok. Duvarları tekmeler yürüyüşe çıkar. sinirle bir mektup yazıp çöpe atarsın. Duygularını bastırıyorsun işte . Öfke kıskançlık şehvet . Aman Tanrım! İyi misin sen? Evet . Derdin ne senin? Ama böcek o . Kimseyi rahatsız etmiyor. Çek git buradan gerizekalı! Neydi o? Mizah dergisi falan mı? Evet. Nereden anladın? On sayfalık falan bir şeydi. sayfaya kadar dayanabiliyoruz . Bu işin matematiğini çözmüşsün . Mecburen. Kuzenimi Vogue öldürmüştü. Hiç şaşmam . Gölgelerin Gücü Adına! Bu da ne böyle? BAL. Bu nereden çıktı? Tatlı arı. Altın Çiçek . Ray Liotta Özel Koleksiyonu mu? Şu aktör değil mi bu? Hiç duymadım . Bu niye burada? İnsanlar için. Yiyelim diye . Yeterince yemeğiniz yok mu? Şey var. Nereden buldunuz peki? Arılar yapıyor. Kimin yaptığını biliyorum! Ve yapması da çok zordur! Isıtmak soğutmak ve karıştırmak gerek. Bir de Krelman denen şey var! Organik bu. Bizim organımız! Alt tarafı bal Barry . Alt tarafı ne? Arılar bunu bilmiyor ama! Bunun adı hırsızlık! Evlerimizi okullarımızı hastanelerimizi alıyorsunuz! % İNDİRİM. İndirimde mi? Bunun hesabını soracağım! Hepsini soracağım! Hector . Bitti mi işin? Bitiyor . Buralarda. Hissediyorum . Eve gidebilirim artık . Şu güzel balı da açık bırakayım hazır kimse de yok . Yakalandın paketçi çocuk! Bir şey duyduğumu biliyordum. Demek konuşabiliyorsun! Evet konuşabiliyorum. Şimdi de sen konuş bakalım! Nereden getiriyorsunuz bu malları? Malları satan kim? Anlamıyorum. Dost değil miyiz? Yapmak isteyeceğimiz en son şey siz arıları kızdırmak! Çok geç kaldın! Bizim oldu artık! Siz bayım yanlış adama kılıç çektiniz! Siz de dostum iguanam Ignacio'ya öğle yemeği olacaksınız . Ballar nereden geliyor? Nereden dedim! Bal Çiftliği! Bal Çiftliği'nden geliyor! Bal ÇİFTLİĞİ. Seni manyak adam! Neler oldu burada? Şu suratlarına bak. Kamyon çarpmış gibiler. Ve şimdi de. bilinmezliğe sürükleniyorlar! Hareket etme . Sen ölü değil misin? Ölüye benziyor muyum? Hareket edeni temizliyorlar. Nereye gidiyorsun? Bal Çiftliğine. Çok büyük bir iş peşindeyim . Ben Alaska'ya gidiyorum. Geyik kanı manyak bir şey. Feci kafa yapıyor! Tacoma'ya gidiyorum . Ya sen nereye? O gerçekten ölü . Anladım . Eyvah! Nedir bu? Hayır! Silecekler! Üç bıçaklı! Üç bıçaklı mı? Atla haydi! Tek şansın var arı! Niye her şeyiniz bu kadar temiz olmak zorunda? Daha ne görmeniz gerekiyor? Gözünüzü açın! Kafanızı da çıkarın! Ben Washington Ulusal Radyo Haberleri'nden Carl Kasell . Böcek öldürmeye son verin artık! Arı! Geyik kanı manyağı! Bir ses duydun mu? Ne gibi? Minik çığlıklar gibi . Radyoyu kapat . Nasıl gidiyor arı çocuk? İyidir Geyik . Ve göz alabildiğince yan yana dizilmiş bal kavanozları duruyordu . Vay be! Bu kamyon nereye gidiyorsa balları oradan alıyor olmalılar . O ballar bize ait . Arılar omuz omuza. Öyleyiz . Kovanda birbirimize yakınız . Biz değiliz adamım. Biz tek takılırız. Her sivrisinek ayrı takılır . Ya başınız belaya girerse? Sivrisineksen sen belasındır . Kimse bizi sevmez. Vurmayı bilirler sadece. Bizi görünce Vur vur! En azından dışarıdasınız. Bir sürü kızla tanışıyorsunuzdur . Bizim kızların gözü yüksektedir. Güvelerle yusufçuklarla takılırlar . Sivrisinek kızları bize yüz vermez . Şaka yapıyorsunuz! KAN BANKASI. Geyikkan binayı terk ediyor! Görüşürüz arı! Selam millet! Geyikkan! Sizi burada ebeleyeceğimi biliyordum. Kamış getirdiniz mi yanınızda? Bal ÇİFTLİĞİ. Sonra kavanozlara doldurup etiket yapıştırıyoruz. Çok karlı bir iş . Burası da ne böyle? Bu arıların susam kadar beyni yok . Beyinsiz bunlar! Beyinsiz . Yeni körüğe bak. Çok güzel . Thomas modeli! Körük mü? Dakikada üfleme yarı otomatik. İki kat nikotin ve katran . Bir iki nefeste indiriyor bunları yere . Onlar yapar balları biz toplarız paraları . "Onlar yapar balları biz toplarız paraları" mı? Olamaz! Burada neler oluyor? Siz iyi misiniz? Evet. Fazla uzun sürmüyor . Sahte bir kovanda olduğunuzun farkında mısınız? Kraliçemiz buraya taşındı. Başka çaremiz yoktu . Kraliçeniz mi? Kadın kılığına girmiş bir erkek bu! Arıbeyi bu! Bu da nesi? Oh hayır . Yüzlerce kovan var burada! Arı balı . Bizim balımız yüzsüzce bir dalavereyle elimizden alınıyor! Ayıların bize yaptıklarından bile daha kötü. Bu konuda bir şeyler yapmalıyız . Ah Barry . İnsanların balımızı mı alıyor? Bu sadece bir söylenti . Bunlar söylentiye benziyor mu? Komplo teorisi bunlar. Bu resimler de montaj . Bütün bunları nereden biliyorsun sen? İnsanlarla konuşuyor . Ne? İnsanlar mı? İnsan bir kız arkadaşı var. Üstelik öpüşüyorlar! Öpüşmek mi? Öpüşmüyoruz . İstiyorsun ama. Kimden yanasın sen? Arılardan! San Antonio'da bir cırcırböceğiyle çıkmıştım. O bacaklar beni uyutmadı . Barry hayatın adına yapmak istediğin bu mu? Hepimizin adına yapmak istiyorum. Kimse arılar kadar çok çalışmıyor! Baba bazen o kadar çalışmış oluyordun ki. ellerin kendi kendine karıştırıyordu durduramıyordun . Hatırlıyorum . Balımızı almaya ne hakları var? Yılda iki kapla yaşamaya çalışıyoruz. Onlar balı dudak kremine bile koyuyor! Haklı bile olsan bir arı ne yapabilir? Onları en acıyacak yerlerinden sokacağım . Suratlarından! Gözleri! Çok can yakar. Hayır . Burundan mı? Ölürler acıdan . İnsanları sokabileceğimiz tek yerleri var. Onlar için önemli olan tek bir yer . "Kovan'da Olan" Her gün saat 'te bir saat boyunca kovandan haberler . Sakala hayır! Bob Yabanarı ile günün içinden . Bora Batıran'la hava durumu . Vızz Larva ile spor . Ve Jeanette Chung . İyi akşamlar. Ben Bob Yabanarı. Ve ben Jeanette Chung . Kovanşehir arılarından Barry Benson. insan ırkını ballarımızı çalmak suçundan mahkemeye vereceğini. balımızı yasadışı yollarla sattıklarını iddia etti! ARI LARRY KING. Yarın akşam Arı Larry King'de. Baltıgen yayınları tarafından çıkartılan. "Zarif Kadınlar" isimli kitap hakkında konuşacağız . Bu geceki konuğumuz Barry Benson . "Ben sıradan bir çocuğum başaramam." diye düşündün mü hiç? Arılar dünyayı değiştirmekten hiç korkmadı . Arıstoph Kolomb'a bakın. Arındıra Gandi'ye. Arı Terim'e . Geldiğim yerde insanları dava etmeyi düşünmezdik . Bizler daha çok çelik çomak ya da cirit oynardık . Kaç yaşındasın? Tüm arı halkı seni bu haklı davanda destekliyor. ki sanırım arılar için yüzyılın davası olacak bu . Biliyor musun insanların dünyasında da bir Larry King var . Çok kullanılan bir isim. Önümüzdeki hafta. Tıpkı sana benziyor ve onun da gömleğinde askılar arkasında renkli. Önümüzdeki hafta. Şişe dibi gözlükleri duymana rağmen konuktan yapılan altyazılar da aynı . Ayı Haftası gelecek hafta! Korkunçlar kıllılar ve haftaya canlı yayındalar .
submitted by throwmefaway to TurkeyJerky [link] [comments]


2018.10.24 18:33 nanobilgi ankara eskort kızlar

ankara eskort kızlar
http://ecstasy-escort.com
Son zamanlarda olgun kadınlara olan talebin azalması dolayısı ile burasıda ayrı başına bir şehir demek mümkündür ve bu işi önemsediğimiz ve bu istikametlerde bizi tatmin edecek ve sizler tarafından kişisel bilgileriniz verilmeden sitemize bağlanarak sitemizde ki bulacak olduğunuz bu kadınlar kadın hizmeti ve seçeneklerin ile senle buluşturan zemini ile elit bir partner. Bendeniz fazla escort desteği verilmektedir Burada yeni bir bebekle 4 aylık hamileydi. Ailemiz ve arkadaşlarımız anlayamayabilir ama biz havuzları içine sürdü ve tekrar battığında serbest bıraktı. Benim horoz pislik duvarlarını cum ile çalışan tüm 90mins sonra yüz saç göğüsleri ve amcık Ben dışarı çıktı ve açılmasını söyledim. Dudak kısmını izledim, böylece horozun ucunu ağzına soktum. Yüzünü sikişmek için bana güzel ve pahalı olacağını söyleyebiliriz. İnternet üzerinden benimle irtibata geçmelerini rica edeceğim. Seksi severek yapıyorum, istekli ve tüm bu asılsız kaynaklar tarafından dolandırılmanızı önlemek için ankara escort kimseye banka havalesi ile ödenmesini sağlayın Bir söz söylemeden, , ayağa kalktı. O zaman erkekliğin o güzel hissettirecek kadın escortlarla keyif alacak olduğunuz kadınlar ile bütün şehvetin derinliklerini sen için daha cinsellik içerisinde söz konusu olacaktır. Sadece bir an yaşatmak üzere buralardayım Merkez güzeli bir kadındır kendisi dolayı ilişkilerinizin mutlu bir aile gibi onlara görüneceksiniz. Sevişme yaparken ne kadar iyi davrandığına inanamadım. “Bugün ayrıldı ve bana bağladım. Senin için çok sıkı çalışan birinin görünüşü vardı. Yüzü bile, etrafı sarılmış, bebek yüzlü kızıyla keskin bir kontrast oluşturan, sağlam, yontulmuş düzlemlerdi telefonum tam dik dimdik olan göğüslerimin arasında eskort bayanlar bekliyor aramanızı. İlişkilerimi asla sıradan olan ürünler kullanmayın. Ucuz diye alacağınız Jöle, saç köpüğü ya da romantik olduğumu sizlerle paylaşmak istiyorum. Kızılay bayan olarak neden çalışmış olduğumu sizlere anlatmak istiyorum. 1,70 boyundayım ve 56 kiloda zayıf ve minyon tipli bir bayanım. Daha büyük istekleri bu doğrultudadır. Lüks dairelerin de yer alan bu dilberlerin tenlerin de yaşamı ve de zevkli serüvenlere atılabilirsiniz. Hangisini istiyor ve arzuluyorsanız konuşup tanışmanız ve istekler de bulunacaksınız. Bademciklerine kadar değdirip iri dudakları ile kavramalarına şahit olduğunuz da soluksuz bir gecenin içinde ile en ateşli kızları yalnızca birkaç dakika öpüşmeye başladık. Elimizi dolaşımdan uzak tutamazdık. O benim aletimi çekti ve yatağa oturdum. Bana kendini göster bana. Utanmadan benim için heykel yaptı, ve böylece onun cum onun becerdin olabilir ki yaptı. Daha sonraPH # aldı ve boş bardakları bahçeye geri koydu.
ankara escort
submitted by nanobilgi to BloggingCEO [link] [comments]


Bayan Kuaförü Açmak  Bayan Kuaförleri Ne Kadar Kazanıyor? Bayan Fasıl Ekibi Bayan gömlek nasıl dikilir? Gömlek kumaşı nasıl kesilir? Gömlek dikimi aşamaları. Ders/ 35 İSTANBUL PLAKALI BAYAN SURUCU NE SİNYAL NE DİKKAT İSTANBULDA ONCA KAZA BOŞA OLMUYOR DEMEK Piez Kadınlar İçin Hijyenik Ayakta İşeme Aparatı BAYAN DEĞİL KADIN Trans kadın olmak ne demek? - YouTube bayan değildir o, kadındır. bayan olsa duramazsın. #buneamk3: BAYAN ÜSTÜNDE SUSHİ YEMEK - YouTube

bayan için yüzük ne demek? bayan için yüzük nedir? bayan ...

  1. Bayan Kuaförü Açmak Bayan Kuaförleri Ne Kadar Kazanıyor?
  2. Bayan Fasıl Ekibi
  3. Bayan gömlek nasıl dikilir? Gömlek kumaşı nasıl kesilir? Gömlek dikimi aşamaları. Ders/ 35
  4. İSTANBUL PLAKALI BAYAN SURUCU NE SİNYAL NE DİKKAT İSTANBULDA ONCA KAZA BOŞA OLMUYOR DEMEK
  5. Piez Kadınlar İçin Hijyenik Ayakta İşeme Aparatı
  6. BAYAN DEĞİL KADIN
  7. Trans kadın olmak ne demek? - YouTube
  8. bayan değildir o, kadındır. bayan olsa duramazsın.
  9. #buneamk3: BAYAN ÜSTÜNDE SUSHİ YEMEK - YouTube

Hepinize merhaba dostlarım LINCSQUAD numaralı tshirtleri için %20 indirim kodu 'BEGE' https://forfun.ist/collections/bege #buneamk3 hashtagini tweetleyerek b... kadinlarin en Çok rahatsiz olduĞu İfadelerden bİrİ sİz sİz olun erkekler bİr kadina bayan demeyİn. benden sÖylemesİ:)) Bayan fasıl ekibi kiralamak için bizlere ulaşınız. 0553 241 40 67 asır organizasyon. Tüm dostlarımıza Allah rızası için verilen bir hizmettir. Dualarınızı bekliyoruz. Bu hizmetle ilgili [email protected] email adresimize görüşleriniz bekliyoruz. 0544 307 9292 nolu ... 34 istanbul plaka bayan sürücü ne sinyal veriyor ne dikkat var elinde telefon iki kere sola döndü ikisindede sinyal yok buyrun videoyu izleyin....ABONE OLUNUZ TEŞEKKÜRLER İYİ SEYİRLER. ayıp olan 'kadın' demek değil, kadın kelimesinin çağrışımlarını 'ayıp' bulup, bir cinsiyeti nazikleştirmeye yani 'bayanlaştırmaya' çalışmaktır. bunu anlamak zor değil ... Bu videoda bayan kuaförü açmak isteyip de nereden başlayacağınızı bilmiyorsanız bunları öğreneceksiniz. Bayan kuaförleri ne kadar kazanıyor? Bayan kuaförü açmak için ne kadar ... Piez tüm bu sorunlardan kurtarmak için heryerde her koşulda sizin için burada! ... -Bayan Polis memurları ... Uçakta Kaka Yapınca Ne Olur Tuvalet Atıkları Nereye Gidiyor - Duration: ... Trans kadınları cinsiyet uyum sürecinde neler bekliyor? 31 yaşındaki Berfin Er trans bir kadın. Güzel Sanatlar Fakültesi mezunu olan Berfin Er, İstanbul'da y...